Murat Kaya

Perşembe, Eylül 01, 2005

Bir senarist, bir film projesi ve bir film

Yıl 1929. MGM'de bir gün: Toplantı sırasında, bir senaryo yazarı elinde bir senaryo ile toplantı salonuna dalar. Elindeki zarfı masaya bırakır ve çeker gider. Zarfın üzerinde "Being Charlie Chaplin" yazmaktadır. Senaryo okunur ve daha ilk sayfasında çöpe gider.

Aradan -bir sürü- birkaç sene geçer. 1940'lı yıllar, aynı adam yine toplantı salonuna girer ve
masaya bir zarf bırakır. Üstünde "Being Clark Gable" yazmaktadır. Bu sefer senaryo, ikinci sayfasında çöpe atılır.

1954'te, aynı adam "Being James Dean" isimli senaryoyu masaya bırakır. Senaryo beğenilir, projeyi gerçekleştirecek bir yönetmen aranırken, James Dean ölür ve film rafa kalkar.

1958'de, Universal Studyoları'ndaki bir toplantı sırasında aynı adam gelir ve senaryoyu masaya bırakır. Patron üç sayfasını okur ve yere fırlatır. Yerdeki zarfın üzerinde "Being Rock Hudson" yazmaktadır. Ardından bir de, "Oh that faggot" diye mırıldanır.

1974'te, "Being Peter Sellers" olarak gelen senaryo Peter Sellers'ın "Being There" filmi ile karıştırılacağı düşünülerek hasır altı edilir. Peter Sellers'ın ise senaryoyu okumaya bile ömrü yetmez.

1989'da "Being Harrison Ford" olarak tekrar ortaya çıkan senaryoda, Harrison Ford filmin o ünlü sahnesini prova ederken: "Ford, ford ford ford, What's that? It's not a Ford commercial god dammit" tepkisi ile reddedilir. Harrison Ford soyadı yüzünden bu fırsatı kaybeder.

1993'te, "Being Bruce Willis" adıyla senaryo tekrar sunulur. Bruce Willis filmde şiddet sahnesi ve atletle gezebileceği bir kare bulamadığı için filmde oynamayı reddeder. (Asıl sebep; filmdeki beyne kayarak gidiş sahnelerinde, Willis'in çocukluğunda geçirdiği bir kaydırak kazasını anımsayarak toplantı sırasında hüngür hüngür ağlamasıdır... Willis'in imajının bozulmaması için bu bilgi halktan gizlenir.)

1995'te Warner Stüdyoları'ndaki toplantıya, yaşlı bir adam elinde "Being John Malkovich" isimli bir senaryo ile girer. Executive'lerden birinin yanındaki yapımcıya "Who the hell is John Malkovich?" diye sorması üzerine kahkaha krizine giren üyeler, toplantıyı bırakır. Fakat bu aşağılamayı kabullenemeyen yaşlı adam, oracıkta geçirdigi bir kalp krizi sonrası yere yığılır. Bu ani ölümün ilahi bir işaret oldugu düşünülür ve John Malkovich denilen kişinin bulunması ile gün tamamlanır. Yapımcıların anlam veremediği film, dünyadaki tüm sinema izleyicileri tarafından çok beğenilir ve John Malkovich isimli kişinin varlığını patronlara öğretir.

Bu hikayeden ne anlıyoruz? Stüdyolar, sinemadan bir bok anlamazlar. Onların yaptıkları sadece, arada bir yemeğin altını tutturmamayı başarmaktır.

1 Comments:

  • Evet evet!!! Bu toplantilarin filmde adi gecen 8. katta yapilidgina dair bir dedikodu da duymustum. :]

    ozge

    By Blogger Live from NYC, at 3:24 AM  

Yorum Gönder

<< Ana Sayfaya Dön