Murat Kaya

Salı, Ekim 18, 2005

İntikam Peşinde

Masa dinlemek gibi bir hastalığım yok. Veya otobüsteki insanları dinlemeyi arzulamıyorum. Fakat, bağıra çağıra konuşanları da dinlemeden edemiyorum. Geçenlerde bir cafede (ya otobüste olur ya da cafede) bir adam, yanındakilere "uluslararası" politikadan bahsediyordu. Güya, yakında İngiltere, İskandinav ülkeleri, Almanya ve hatta Amerika felaketlerle yok olacağı için (buzulların erimesi, fırtınalar kasırgalar.. bla bla bla yüzünden olucakmış bunlar) onların dünyadaki "yaşanacak tek ülke olan" Türkiye'yi ele geçirme çalışmaları imiş bu AB'ye alma girişimleri falan filan. Konuşması boyunca her uluslararası siyaset vak'asını bununla bağlamayı başardı amca.
Ardından gazetelerdeki köşe yazılarına göz gezdirdim. AB ve ABD bizim "bor" madenlerimizin peşindeymiş. Ne iyilik yaparlarsa dertleri o borları elde etmek içinmiş. Eminim bu laflar onlara çok "boring" geliyordur.
Bugün de gazetelerden birinde (isim vermeyeyim) birisi çıkıp AB, ABD ve İsrail'in "SU" peşinde olduğunu belirterek tüm uluslararası siyaseti buna bağlamış! Vay be dedim. SU.

Elbette, bu unsurları küçümsemiyorum. Fakat, bu tip düşünceleri de ben bir genç kızın, erkeklerin peşinde olduğu özelliklerini sayıp da "biliyorum, aslında onlar benim şeyimin peşinde" diyerek her sohbete aynı cümle ile başlamasına rağmen bir türlü ilerleyememesine benzetiyorum. Evet, O'nlar, güzel gözlerinin, saçlarının renginin, vücudunun güzelliğinin, zenginliğinin, kıyafetlerinin, belinin inceliğinin, göğüslerinin büyüklüğünün falan filan peşindedir hep.

Ülkedeki çoğu insanın da bu yorumları yapmasına gülüyorum. Yazık değil mi medya tarafından manipüle edilmeleri? Kimsenin tam olarak bilemeyeceği şeylerden bahsederken, sanki "gözünün önünde olmuş olaylar" gibi yorumlar yapan insanları izlemek, okumak, duymak tuhaf ediyor insanı.

Neyse ne diyecektim, hah, tüm bunları okuyunca, duyunca, görünce aklıma hep şu soru geliyor: "Onlar bu saydıklarının peşinde, peki sen neyin peşindesin?".

Aklıma da şu başlıktaki cümlenin geçtiği fıkra geliyor hep. Sanırım bir tek O'nun peşinde olduğumuzda hem fikiriz. Veya herkesin onun peşinde olduğunu sanıyoruz. Aslında biz de bilmiyoruz ya neyin peşinde olduğumuzu. Şafak sayan askerler gibiyiz. Askerlik bitince ne yapacağız onu da pek bildiğimiz yok, oyalanıyoruz işte onun bunun şeyiyle.

Ne o Murat bey? Tutamadınız kendinizi demek. Siz de başladıysanız böyle gazetelerden malzeme bulup yazmaya... Çekeceğimiz var.