Murat Kaya

Cuma, Ekim 14, 2005

öylesine

not alıyorum sadece.
ajda pekkan'ın "ya sonra" isimli şarkısı. Hmm.

Planet Funk'tan, "Where Is The Max" şarkısı acaba kullanıldı mı herhangi bir kampanyada? İyi gider de kullanılmadıysa.

Bir adet Sade'dan Smooth Operator, ha bir de bugun oglen kulağıma çalınan şarkı "i want to spend my lifetime loving you" ay çok romantik.

Not almak için blog kullanmak? İyi bir fikir olabilir. Notlar bir süre sonra Jeff'in blob'una benziyor. Gittikce büyüyerek kontrol edilemez bir hale geliyor. Sonra tekrar hatırladıkça da mutlu ediyor adamı. Ya da büyük ümitlerle aradığın, not aldığın cümleyi aylar sonra görünce "prıfff, bu muydu?" diyorsun. Nankörüz biz nankör.

Şu Çöpteki Çiçekleri de okuyup bitirsem iyi olacak artık. Kaç aydır sürünüp duruyor gariban.

Okunmak için bekleyen kitaplarımı da not alayım bari. Coelho, ortalık iyice yatışınca okunacak. Frederick Forsyth (çocukluk hevesimiz) yeniden yazmış. En geç bir sene içerisinde okunup bitirilecek. Patricia Highsmith, Chuck'tan Kaçaklar ve Mülteciler, Felidae... Baktım da, daha bayağı gidecek bu liste.

Royal Tenenbaums'u seyrettim dün gece. Douglas Rushkoff'un iki senedir beklemekte olan kitabını bitirdim. Ecstacy Club. Güzel. Bir blog bile karalamaya değer üstüne. Finalde çok akıllı laflar edip durmuş çocuk. İki senedir beklediği raftan çıkartırken , bekleyip de okumaya başlayamadığım kitaplar arasında bir blog karalayayim demiştim. İyi ki karalamamışım. Yazık olucaktı yoksa okumasaydım.
Dandy Warhols'lar bekliyor. Steppenwolflar daha bir kere bile dinlenilip anılmadı. Gretchen Wilson'un yeni albümü çıkmış ben daha eskisini evirip çevirip dinliyordum.
Acaba ben mi dünyaya yetişemez oldum, yoksa dünyanın hızı artmaya mı başladı?

En iyisi ben işe döneyim. Yoksa bu iş gelip beni döndürecek bir gün.