Murat Kaya

Pazartesi, Kasım 21, 2005

Ecstasy Club - ilk parti

Edebiyat eleştirmeni değilim. Zaten aşağıdaki yazı da bir “eleştiri” değil. Sıradan bir okur olarak kitabı paylaşayım dedim. Kitabın reklamı sayılmaz belki ama içinde neler olduğuna dair az buçuk fikir verebilir diye düşünüyorum. Bazı şeylerin özetini okumak, ana metni okumaktan daha iyi gelir ya. Belki bu post da öyle bir şey.

Roman, uyuşturucuya “bilimsel bir sevgili” gözü ile bakan tipleri anlatıyor. Kafalarındaki nirvanaya ulaşmak için bir araya geliyorlar. Çoğunun uyuşturucu felsefesi birbirine yakın. Gruptan biri, fikirlerini yönlendiren liderleri rolünü oynuyor. Gelir sağlamak için eskiden Piyano Fabrikası olan bir mekana “konuyorlar”. “Açık büfe uyuşturucu” vaadi ile pahalı partiler organize ediyorlar. Açıkçası “parti pazarlaması” yapıyorlar.
Fikirlerini yönlendiren liderleri var. İlk başta bazı fikirlerde anlaşamasalar da sonradan liderlerine uyum sağlıyorlar. İş bitiricileri de, bize hikayeyi anlatan kişi. Bazı yerleri yüzeysel, bazı yerleri de derinlemesine anlatıyor.
Grubun “iş bitiricisi” rolündeki kişiden, ilk ağızdan anlatım yapılıyor ve o kişinin Douglas Rushkoff’un ta kendisi olduğu hissine çok fazla kapıldım nedense kitabı okurken (zaten hep öyle değil midir? – ne diyorum ki ben?) Sevdiğine inandığı kızı korumak adına “eşcinsel bir yaklaşım” bile sergileyebiliyor (sahneyi anlatmayacağım, biraz ofansif kalabilir). “Acaba sevgim gerçek mi” diye şüphelense de arada bir, romanın sonunda kızı gerçekten sevdiğini anlıyor ve böylece o sahne çöpe gitmemiş oluyor. (Böyle yorum-özet başka yerde okuyamazsınız söyleyeyim:)
Yer yer iğrençlikler sergilese de romanın genel havası sıkıcı değil. “Uyuşturucu Edebiyatı” denebilir. Eh.

Kitap okuma alışkanlıklarımdan biri de, okurken hoşuma giden cümlelerin altını çizip, kitabın arka kapağına not etmektir. Sadece altı çizip geçmek bence efektif bir yöntem değil. Çünkü altını çizdiğiniz yerleri tekrar gözden geçirmek istediğinizde kitabın tüm sayfalarını gözden geçirmeniz gerekir (fosforlu ya da renkli kalem kullanmış olsanız bile) fakat benim geliştirdiğim metodta kitabın arka kapağını açtığınız zaman altı çizili cümleler olan sayfa numaralarını görürsünüz. Sayfa numaralarının yanında da “subject” kısmı denebilecek notları. Altı çizilen yer “hangi konu ile ilgili” ise, küçük bir not düşülmüş olur. Tekniğimi bu kadar ifşa etmek yeterli herhalde.. Şimdi kitabın arka kapağını açıp oradan altını çizdiklerime bakarak kitabın üzerinden bir geçiş yapacağım.

Douglas Rushkoff, Errol Morris imzalı Apple reklamlarından bir tanesinde bile oynamış bir New York yazarı. Kendi sitesi de var //-// ben de bilgilerin çoğunu oradan öğrendim zaten. Ayrıca Errol Morris'in sitesine //+// girdiğimde ne kadar çok reklam filmi çekmiş olduğunu görerek “vay be” dedim.

Kitabı 2003 yılının başlarında Adam Kitabevi'nden almışım . Bu bilgi de kitabın ön kapak içine tarafımdan not alınır. Nereden ve ne zaman alındığı bence güzel bir kayıttır. Fiyat etiketi de kitabın arka kapağından sökülerek, arka kapağın iç tarafına yerleştirilir. Böylece üniversite yıllarında aldığınız bir kitabın kaç para olduğuna arada bir bakıp iç geçirmenizi sağlamış olursunuz.
Fiyat konusunda bir başka hatıra da; 192 bin TL’ye aldığım Bryan Adams CD’si. Arada bir tutukluk yapsa da hala çalışıyor. (Ayrıntı: Waking Up The Neighbours albümü.)
Stüdyo İmge yayınlarından çıkan bir kitap Douglas Rushkoff’unki. İsmi Ecstasy Club. Açıkçası Trainspotting ve devam kitabını (Irvine Welsch kitapları desem daha doğru olacak) yayınladığı için bu kitabın da aşağı yukarı aynı zevke hitap edeceğini düşünmüştüm. Eh. Yakın. Aynı değil tabi. Çok kopuk da değil. Arada bir yerlerde.
Şimdi farkettim de, post’u uzattım fakat hala konuya giremedim. Neyse ben ayrıntıları diğer post’a saklayayım. Öteki post yarın gelecek. Güzel geceler. RSS’lerinizden öperim.