Tekrar Gibi Olacak Ama...
Hatta "aciliyet" üzerine rekorlar da gördüm. Düşünün ki siz Almanya'da bir inşaat şirketisiniz. Dünya Kupası'nın başlamasına da bir hafta kalmış. Hükümet bir bakıyor ki, bir stad eksik. Size gelip diyorlar ki: "Çok acil bir işimiz var. Haftaya Münih'e bir stad yapmanızı istiyoruz. Dünya Kupası başlıyor da..." [Soru karşısında afallayan Hans Müller, zıplar "Was ist Loos?" diye sormaya bile fırsat bulamaz. Çünkü beyninde Loo=WC algısı başlamıştır.]
Ne yaparsınız? Trilyonlarca Euro bile durumu karşılar mı? Ciddi bir inşaat şirketi iseniz önünüzde iki opsiyon olur.
1.nci opsiyon: "Peki efendim. Yalnız projelerimizi hazırlayabilmemiz için bize bir kaç günlük müddet vermenizi isteriz."
Ya da 2.nci opsiyon olarak:
"Hmm. Peki size bir stadyum satın alsak, geçici olarak maçları yapabileceğiniz? Gerçeğini de bir sonraki Dünya Kupası'na yetiştirebiliriz. Fakat şu caddenin sonunda bir müteahhit var. İsmi Veli. Bir de Fransız taşeronu vardır; Biberon. Onlar size 8 gün içerisinde stadyum yapabilirler belki."
Ciddi değilseniz bile bu durumda ciddileşirdiniz herhalde. Kimse "ciddi bir inşaat şirketi olmadığını" düşünmez ama olsun. Belki Veli böyle düşünüyordur gerçekten de.. (Aklıma başka isim gelmedi, o yüzden "Veli".)
Siz ne yapardınız peki?
İşte reklam da sadece "acil servisi" olan bir hastanedir belki de çoğu insan için. Gerçi hastaneler de aslında "sadece acil servis" hizmeti veren yerlerdir belki de.
Ortak Defter'e yazmıştım bu konuyu.. O yüzden başlık "Tekrar Gibi Olacak Ama..." idi.
Neyse bugünlük bu kadar yeter.
Kitaplar beni bekler.


0 Comments:
Yorum Gönder
<< Ana Sayfaya Dön