Murat Kaya

Salı, Kasım 15, 2005

YATMADAN ÖNCE

Oh.
Yatmadan önce giriş yapayım. Bu akşam tekrar hatırladım. Seinfeld'in nasıl ortaya çıktığını anlatan bir belgesel izliyordum. Jason Alexander (George) ekranda çıkar çıkmaz eskiden giriş yapmayı düşündüğüm konulardan biri aklıma geldi.
Yatmadan önce gireyim dedim.
George, Amerikan TV tarihinde en büyük izleri bırakan iki dizide de kendini gösterdi. Seinfeld'de, başrol oyuncusu olarak. Friends'de ise bir bölümde "konuk oyuncu" olarak. Aynı şey bildiğim kadarıyla Friends Cast'inden yalnızca Courtnet Cox'a nasip olmuştu. Seinfeld'in bir bölümünde Jerry'nin "fake wife"ı rolünü oynamıştı.

İki yapımda da oyuncu olabilmeyi başarabilmiş isimlerden en bilineni sanırım bu ikisi. Başka var mı? Ben yalnızca bu iki örneği görebildim.

Haydi biraz da bu iki dizi üzerinde bir "yontma" yapayım. Seinfeld, basitlikten çıkardığı başarı ile övünebilir. O kadar sade ki... Çıkış hikayesi de, hikayenin kendisi de..
Friends ise tamamen bir takım oyunu. Bugün izlediğim ekstralardan birinde, repliklerde düzeltme yapmak için Lisa Kudrow'un "seyircilere soralım" önerisinden kimse alınmıyor ve seyirciye danışılıyor çekim sırasında! Senaryo'da tam yedi değişiklik yapıldığını gördüm (çekim sırasında). Reklamcılık ile televizyonculuğu karşılaştırmak ne kadar doğru olur bilemeyeceğim ama bence reklamcılık hayatın her anından etkilenip bir şeyler öğrenebilen bir dal. Okuduğum en basit çizgi romanda bile reklamcılığa dair bilgi(ler) çıkarılabileceğine inanıyorum. İzlediğim her şeyde aklımın bir köşesi hayat bilgisi=reklam öğretiyor. Ve belki de bu yüzden "bir okulu" yok.

p.s. Reklam, burada pazarlama kelimesinin yerine de düşünülebilir. Hani bir kelimeyi değiştirerek okuduğunuzda da aynı anlamı veren metinler gibi. Örnek mi? Şimdi aklımda yok veya hemen bir tane yazamayacağım... Ama Emre Aköz'ün benzer bir yazısını okumuştum (Bir metin veriyor ve sonra metnin içinde geçen bir kelimeyi başka bir kelime ile değiştirip tekrar okutturuyor. Askerdeyken kesip saklamıştım yazıyı, bulunca koyarım buraya da).
Küçük bir örnek olarak "yukarıdaki yazıda "reklam" kelimesini "pazarlama" olarak değiştirip bir daha okuyun" gibi bir şey diyebilirim....

Geç kaldım. Yattım ben.

p.s. 2 (Playstation 2 değil:) Reklamcılık ile televizyonculuk neden karşılaştırılamasın ki? Sizi bilmem ama ben her konuyu reklamcılık ile karşılaştırabiliyorum (yoksa ben manyak mıyım?)
Hatta bunun üzerine roman bile yazdım... Bir gün okursunuz umarım. (yayınlamaya cesaret edebilecek bir yayınevi olursa)

Ha ha ah ha