Murat Kaya

Salı, Aralık 06, 2005

Blue Jean ya da bluğ ciğn

Büluğ çağına girmiş bir Türk genci önce "blue" olur sonra da Blue Jean'i keşfederdi bizim zamanımızda. Şimdikiler neyi keşfedeceklerini bile şaşırabilirler. İnternet'in yokluğunda bilgi kaynaklarımız sınırlı idi. Müzik ile ilgileniyorsanız mecburdunuz Blue Jean'i almaya. Hatta liseye geldiğinizde küçümsemeye başlardınız o dergiyi.
Ben üniversitedeyken de alıyordum. Ne derlerse desinler, kapağında Teoman'ı gördüğüm güne kadar yine de iyi gidiyordu. Ne zaman ki Teoman kapağa taşındı, dergi amacını iyice yitirdiğini ilan etti, fikrimce.

Türkiye'de bir kitle eğer müzik ile haşır neşir oldu ise bu bence Blue Jean ile oldu. Eski logosu bile bir efsane idi. Aslında logo değişikliğine gittikleri zaman biraz soğumuştum dergiden. İçerik zaten değişmeye başlamıştı Eminem'in çıkışı ile. Ancak kapakta Teoman'ı gördüğümde... Ne bileyim. Sanki eski bir dostun ihanetine uğramış gibi hissetmiştim. Kutlu'nun tavsiyesi üzerine alırdım albümlerimin çoğunu. Albüm yorumu yapanlar içinde bir Kutlu uyardı kulağıma. Şimdi Yayın Yönetmeni oldu. Albüm yorumu da yazmıyor. Olsun. Zaten ben de derginin bir okuru sayılmam artık. Arka tarafına eski dergilerden alıntılar koyuyorlar. O eski logoyu görünce bir tuhaf oluyorum.

Neyse, dünkü post'un üzerine küçük bir nostalji daha yapmış oldum. Eski logo'yu kim yaptı ise... Ona da selamlar.