Murat Kaya

Cuma, Aralık 23, 2005

Branson'dan (İkinci Bölüm)

Şimdi kitabı tekrar elime aldım. Düşündüm biraz. Kitabı ilk bölümden sonuna kadar yazmak yerine, aradan seçmece bölümler alıp, bir baştan-bir sondan gitmeyi uygun gördüm.
Mike Oldfield'ın minibüse atlayıp yola çıktığını eski postlardan birinde anlatmıştım. Benzeri bir teknikle anlatılan "Sting" bölümünü aktarayım başlangıç olarak.
Branson, Virgin Music'in kurulduktan sonra yaşadığı finansal krizleri ayrıntılarıyla anlatıyor. Ortaklarını, müzik seçimini yapan ortağını, finansal takibi yapan ortağını ve anlaştıkları müzisyen ve grupları bir de "ellerinden kaçırdıkları" grupları anlatıyor. (Müzik sektörünü takip eden "perakendecilerin" okurken hiç sıkılmayacaklarına eminim.) Değerlendirmesini yaptığı bir dönemin son kısmına geldiğinde şöyle bir cümle geçiyor:

Simon [Virgin'in plağını yayınlayacağı sanatçıları seçen ortak, Branson'un müzikal beyni. mk], The Motors, XTC, The Skids, Magazine, Penetration ve The Members gibi hepsi iyi satan toplulukları seçmişti ve Human League isimli başka bir topluluk izleyici topluyordu. Virgin Music, sahne ismi olarak "Sting"i kullanan ve çok şey beklenen Last Exit adlı bir toplulukla şarkı söyleyen Gordon Sumner isimli Newcastle'lı bir öğretmenle anlaşmıştı.

Virgin Music'in plağını bastığı ilk sanatçı Mike Oldfield'dir. Bu [Tubular Bells] Mike Oldfield'in de yayınlanan ilk plağıdır. [Güzel evlilik.] Anlaştıkları sırada yaşadıkları bir "kontrat krizi" varmış. Çünkü o sıralar Virgin Music, yalnızca çeşitli firmalardan aldığı plakları posta yolu ile dağıtırken sonradan Virgin Music Store'larda perakende plak satmaya başlamış bir firmadır. Daha önce hiç "plak kontratı" görmediklerini itiraf ederler. Başlangıçta Fairport Convention ile şarkı söylemiş fakat artık solo kariyer yapmakta olan Sandy Denny, Manor'a (Virgin Music'in kayıt stüdyosu) gelip giderken Branson, Denny'den Island Records ile yaptığı sözleşmeyi ister. Elde ettiği nüshadaki "Island Records" ibaresini 'Virgin Music", "Sandy Denny" ismini de 'Mike Oldfield' şeklinde değiştirip Mike Oldfield'in önüne koyar. Mike'ın parası olmadığı için Mike Oldfield'e de Virgin şirketlerinde çalışan herkesin aldığı haftalık ücret olan 20£'i vermeye başlarlar. Böylece Mike Oldfield, Virgin Music ile anlaşan ilk sanatçı olma ünvanını elde eder.

"Simon ve ben Mike'ın müziğini sevmemize rağmen ondan para kazanacağımızı hiç düşünmedik." Diye bitiriyor Branson paragrafı.

Mike Oldfield, "Tubular Bells" isimli ilk albümünü kaydetmek üzere Manor'a gelir. Branson'la aralarında şu konuşma geçer.

Mike "Ama bazı aletlere ihtiyacım olacak." diye beni uyardı.
"Ne gibi?" Ajandamı çıkarıp bir liste hazırladım.
"İyi bir akustik gitar, bir İspanyol gitar, bir Farfisa org, bir Fender hassas bas, iyi bir Fender amplifikatör, çan mandolin, mellotron."
"O ne?" diyerek kelimeyi daire içine aldım.
Mike, "Çok gerekli değil," diye itiraf etti. "Bir üçgen (triangel), bir Gibson gitar... ve çan takımı tabi."
"Çan takımı ne?" diye sordum.
"Borulu ziller."
"Borulu ziller" diye not aldım ve bütün bu aletleri bir müzik dergisinde aramaya koyuldum. Gitar 35 £, İspanyol gitarı 25 £, Fender amplifikatör 45 £, mandolin 15 p ve üçgen, kelepir, 1 p tutuyordu. Borulu ziller 20 £ idi.
"20 £'e borulu ziller mi?" dedim. "Deyse bari."

Belki de Branson'ın hayatındaki en önemli 20 £'lik harcama idi. Borulu ziller=Tubular Bells yani Mike Oldfield'in ilk albümü. Satış rekorları kıran ve Virgin Music'in en büyük başarıyı yakaladığı albüm olacaktır.

Dire Straits'li bölüm ile bu post'a son veriyorum.


Peşinden gittiğimiz ilk büyük topluluk ismi Dire Straits idi. Yeni topluluklar seçmesi için Simon'a yardım eden Arthur Fowles bir pazar günü öğle vaktinde radyodan "Sultans Of Swing"i söyleyen Dire Straits isimli yeni bir topluluğu duyduğu zaman banyodaydı. O kadar heyecanlandı ki, banyodan dışarı sıçrayıp gruba nasıl ulaşacağını öğrenmek için radyoyu aradı. Topluluğun müziklerini henüz bir stüdyoda kaydetmediklerini, bu şarkının da radyo programının sunucusu Charlie Gillett'in özel olarak ısmarladığı canlı bir kayıt olduğunu öğrendi.

Virgin, Dire Straits ile anlaşmakla ilgilenen tek plak markası değildi ama biz çabucak ulaştığımız için şansımız daha çoktu. Simon ve Ken onları epeyce değerli buldu. Onlar ve avukatları sözleşmenin her küçük noktası üzerinde tartışmayı sürdürdüler.

Anlaşmak üzere olduğumuz akşam topluluğu bunu kutlamak için bizim en sevdiklerimizinden, Westbourne Grove'daki Yunan lokantasına götürdük. Eğlenceli bir yemekti. Bütün pazarlıklar uzakta kaldığı için rahatlamıştık ve plağın üretimini dört gözle bekliyorduk. Yemeğin sonunda lokantanın Yunanlı sahibi, biri diğerinin üstüne kapalı iki fincan tabağı ile çıkageldi. Bir sihirbazlık gösterisiyle üstteki tabağı kaldırıp on tane marihuana çıkardı. LSD deneyimimden sonra nadiren uyuşturucu alıyordum ama bu akşamı sona erdirmek için güzel bir yol gibi göründü ve açıkça hepimize büyük bir iyilik yaptığını düşünen lokanta müdürünü gücendirmemek amacıyla bir tane aldım Herkes bir tane içti ve rahatlamaya başladık.

Ertesi sabah Dire Straits bizi arayıp Polygram ile anlaşacaklarını söyledi. Hiç sebep gösterilmedi. Simon ve ben dehşete düştük. Buna inanamıyorduk.
....
"Sebebi yok" dediler ve bizimle bütün iletişimi kopardılar.

Onları fikirlerini değiştirmeye ikna etmek için Simon ve benim yapabileceğimiz hiçbir şey yoktu. Sadece on yıl sonra [işte burası müthiş MK] Dire Straits hakkında bir kitap okurken bunu açıklayan bir cümle şöyle diyordu: "Topluluk Virgin'le anlaşma yapmadı çünkü Virgin'in, onların akıllarını karıştırmak için imzadan önce zorla uyuşturucu kullandırdığını düşündüler."

Dire Straits'in o zaman eğlenmiş gibi göründüğü, Yunanlı müdürün o iyi niyetli, kendiliğinden jesti Virgin Music'e 500.000 £'den fazlasına mal olmuştu. Onlarsa 18 milyon kopya satan Brothers In Arms albümleriyle dünyanın en iyi topluluklarından biri oldular.

Demek ki neymiş? Yemek yenecek yer, özenle seçilecekmiş. Dire Straits, Polygram'a gidecekse, ağzınla marihuana da tutsan gidermiş.


(Alıntılar: Richard Branson, "Loosing My Virginity", Çağlayan Şantepe tercümesi ile, Elips Kitap, birinci baskı Şubat 2005, Ankara.)