Murat Kaya

Pazartesi, Şubat 27, 2006

Deşarj olmak için

"TV'ye çıkalım" dedi.
İyi çık.
"Satışları artırırız" dedi.
TV'ye çıkanın "satışları" artsaydı, haber kameralarına el sallayan adamlardan oluşan binlerce alışveriş merkezi kurardın.
"Bizim bilmem neyin manken arkadaşları da var.." diye eklediği zaman "ne güzel," dedim "Şimdi işimiz kolaylaştı".

Çekip gitti beynim, aklım, duygularım. Dinlemiyordu da. Parmağı, kağıt kesiği yüzünden kanayan adamın doktora gidip "elime önce cerrahi operasyon sonra da düzgün görünmesi için estetik ameliyatı yapılmasını istiyorum" diyerek doktorun fikrini almayan, gerizekalı bir "hasta" gibiydi. Ölüme terk ettiğimiz için vicdan azabı çekmeli miydik? Bilmiyorum. Ölmez herhalde.

Kafamda "Can't Get Blue Monday Out Of My Head" şarkısının giriş kısmı çalınca neşem yerine geldi. Nasıl mı oluyor? New Order'dan efsanevi Blue Monday şarkısını alıyorsun, Kylie Minogue'un "Can't Get You Out Of My Head"i ile birleştiriyorsun. Güzel bir karışım oluyor. İlk defa Layer Cake filmini izlerken duymuştum.. Hoşuma gittiydi. Arada bir çalar kafamda böyle.

2 Comments:

  • (Blue Monday+Can't Get You Out Of My Head)=...
    ben birleştirmeden ikincisini dinlemeyi tercih ederim. ama 'kafada çalıveren
    müzikler' enteresan.
    yazılarınızı ve zihninizdeki fon müziklerinizi paylaşmaya devam ediniz lütfen sevgili 'lorem ipsum'cu :) siz olmasaydınız loremipsum alanları nasıl anlamlı
    kelimelerle süslenebilirdi ki...

    By Blogger Lyn, at 5:20 PM  

  • AA enteresan. Ben beğendiydim halbuki cocktail edilmiş halini.. Neyse.

    Ayriyeten, "anlamlı kelimelerle" süsleme konusunda, iltifat ediyonuz efem. Çok incesiniz. Çook.

    Linkler için de teşekkürler, güzel oldu:)

    By Blogger Murat Kaya, at 6:11 PM  

Yorum Gönder

<< Ana Sayfaya Dön