Hayal Alemi

Dört karton ile beş karton sigara arasında kararsız kaldım. Ne kadar kalacağımı bilemediğim için beş karton sigara koydum çantama. Diğer çantamın içinde ise, bir kitap yığını var. Birkaç sayı Lürzer's Archive de aldım. Notebook bilgisayar alıp almamak arasında da kaldım. En iyisi onu da almayayım dedim, çantamda yeterince defter var. Bir sürü kalem de var. Klavye olmadan da yazılabilir. Üstelik bilgisayar dikkatimi dağıtabilir...
Yüklendim hepsini, çıktım yola. Bir süre bu resimdeki mekanda yaşamaya karar verdim. Neresi olduğunu bilmiyorum ama zihnim oraya yerleşti bile. Çok sevdim. Sabahları erken kalkacağım. Güneş doğmadan kalkmalıyım. Telefon da yok. İnternet de. Oraya yerleşip sadece kitap okumak ve etrafı seyretmek istiyorum. Elimdeki tüm kitapları bitirmek istiyorum orada. Sadece okumak. Mutlaka bir şeyler yazma ihtiyacı da hissedeceğim... Onun için de bir sürü kalem ve defter aldım. Hepsi çantamda. Müzik de yok. Doğanın müziği ile yetineceğim. Çok sessiz olursa mırıldanırım kendi kendime.
Hava kararınca yatacağım. Tıpkı eski insanlar gibi. Elektrik öncesi insanları gibi yaşamak istiyorum. Hava karardıktan bir süre sonra yemeğini yiyip, muma üfleyip, yatmak istiyorum. Sabah erken kalkmak için.
Çok fazla kıyafet de almadım. Bir-iki şort, birkaç gömlek. Yeterli.
Uzaklaşmak güzel olur belki. Sakinlik. Sessizlik. Belki sandala binip kürek de çekerim. Güzel bir spor. Yoruyor ama olsun.


1 Comments:
Çekip uzaklara gitmek, sonsuza doğru...
By
destan, at 7:52 PM
Yorum Gönder
<< Ana Sayfaya Dön