Branson'dan taksi hikayesi (II)
Taksi şöförü, 'Oo' dedi. 'Sizi tanıyorum. Siz o Dick Branson'sınız. Bir plak markanız var.'
'Evet doğru' diye itiraf ettim.
'Şey, bu benim şanslı günüm' diye taksici devam etti. 'Vay vay vay, Bay Branson benim taksimde. Şimdi bir taksici olduğumu biliyorum - yani, bu açık, öyle değil mi? - ama bakın ne diyeceğim? Ben aynı zamanda bir müzisyenim. Gerçekten. Bir müzik topluluğunda davulcuyum.
Fazla coşkulu olmayan bir sesle, 'Harika' dedim. Kendimi yorgun hissediyordum ve susmasını ve gazeteme dönebilmeyi umuyordum.
'Şimdi, sakıncası yoksa size bir deneme bandımı çalabilir miyim? Yani, bu benim şanslı günüm ve sizin için de öyle olabilir. Size bir servet kazandırabilirim.'
'Bu güzel olurdu.' dedim.
Aynadan beni süzerek, 'hayır, siz biraz yorgun görünüyorsunuz,' dedi. 'Bunun hepsini dinlemek zorundasınız.'
'Hayır, lütfen teybi aç.'
'Hayır, siz çok yorgun görünüyorsunuz. Ama bakın ne diyeceğim; annemin evi tam şu köşeyi dönünce. Sizi hemen orada indirip beraber bir fincan çay içmemizin bir sakıncası var mı?'
İçim sıkılarak, 'Şey, bir TV stüdyosuna gitmeliyim' dedim.
'Sizinle tanışmaya bayılacak. Bu onu mutlu eder.' dedi. 'Sadece acele bir fincan çay.'
Dehşetli geç kalışıma boyun eğerek, 'Tamam, bu güzel olur' dedim.
Taksi bir yan yola saptı.
Şöför, 'Bakın ne diyeceğim' dedi. 'Bandımı koyacağım. Sadece size göstermek için.'
Taksi küçük bir evin dışında durduğunda bant tanıdık bir davul vuruşuyla başladı. Hoparlörlerden 'I can feel it, coming in the air tonight...' sözleri geldi.
Taksici arabadan atladı ve kapımı açtı. Bu Phil Collins'ti.
Kısa bir süre önceki ropörtajımda, rock yıldızlarının kim olduğunu tanımakta veya onların isimlerini hatırlamakta pek iyi olmadığım halde her zaman tanıyacağım bir yüz olduğunu belirtmiştim. Bu Phil Collins'in yüzüydü."
(Alıntı: Richard Branson, "Loosing My Virginity", Çağlayan Şantepe tercümesi ile, Elips Kitap, birinci baskı Şubat 2005, Ankara.)


0 Comments:
Yorum Gönder
<< Ana Sayfaya Dön