TRT Ailesi
"TRT Türkçesi" denir ya hani. Repliklerini de TRT'nin çeviri ekibi yazıyor sanırsınız. Mesela anne mutfakta iken, baba kapıyı açıp eve giriyor. İki çocuk da odalarından fırlayıp babalarına "hoş geldin" demeye geliyorlar. Anne mutfaktan güler yüzüyle çıkıp kocacığına "merhaba, hoş geldin" diyor. Bu çocuklar, dedelerine "büyük baba" diyorlar. "Büyük baba, dede ne demek?" diye sorması o yüzden küçük kızın. "Anneanne ne demek" diye soran da, bizim oğlan. Babası da "korkarım küçük bey, senin cep telefonu hayallerini de gerçekleştiremeyeceğiz" diyor, faturalara bakarken.
Nerden mi geldi bu aklıma? Bir gün otobüste, karşıma iki tane kız oturdu. Kendi aralarında konuşuyorlardı. Aynı kız, "Aman Tanrım!" diye yol kenarında gördüğü bir şeye tepki verdi. Aradan iki dakika geçmemişti ki "Allahın cezası!" dedi kız arkadaşına. Ben de TRT'nin Türkçeye katkısı, acaba günlük hayat repliklerine kadar uzanıyor mu diye düşünürken buldum kendimi. Aslında "televizyon olmasaydı..." diye kuruyordum kafamda cümleleri... Kaç kişi konuşabilirdi ya da konuşmaların içeriği nasıl olurdu, diye daha derin düşüncelere dalmıştım ama Climbatize çalmaya başladı bunları yazarken... Prodigy (Fat of the Land'den). Şimdi de "acaba AC/DC'den Back in Black çalsaydı, yine böyle mi düşünürdüm?" diye bir karışıklığa daha girdim. Hadi bakalım.


1 Comments:
"Programımıza burada son verirken, bir sonraki görüşmemize kadar sizlere hoşçakalın demek istiyorum" e de kardeşim kim tutuyo seni, "lanet olsun" mahvettiler dili.
lilith
By
Adsız, at 12:26 PM
Yorum Gönder
<< Ana Sayfaya Dön