Pastichio Medley
Sadece bu cümle ile aklımda bir ton farklı düşünce belirdi. Birkaçını hemen yazayım: İsmi "The" ile başlayan gruplar bizdeki "oğlu" ile biten soyadlar gibi algılanmaya başladı artık. Buna rağmen günümüzde hâlâ ismi "The" ile başlayan gruplar çıkmaya devam ediyor. Bir sonraki düşünce, beynimin bazen bu "Pastichio Medley" şarkısı gibi olması. Daha doğru bir ifade ile yazmam gerekirse, "Pastichio Medley" tam 23 dakikalık bir şarkı ve adı gibi "medley". Saymadım ama herhalde 50 tane şarkının içinden belirli kısımların alınmasıyla oluşmuş gibi duruyor. Demek istediğim şey; "beynim bazı zamanlarda resmen bu şarkı gibi oluyor. Şarkılar, kısa kısa ve ardı sıra diziliyor." [Favorim, 02:29'da başlayan 02:50'ye kadar süreni.]
Evet, bu daha güzel bir ifade oldu.
Blogda değişiklikler yapmaya başladım ve bu devam edecek. Haziran ayında, 3ncü yaşına girecek bu garip blog. "Vay be" dedim ben, siz zahmet etmeyin. 3ncü senenin hatrına yapılmış sayabiliriz bu değişiklikleri.
Bryan Adams'ın eski şarkılarından biri ile tamamlayayım bu kısmı: "The best was yet to come".
Neyse, Patrick Kluivert ile Cuba Gooding Jr'ı da birbirine çok benzetiyorum.
Mark Ruffalo'yu her görüşümde aklıma Serdar Erener geliyor -nedense- [Bilhassa We Don't Live Here Anymore'da bu duyguya çok fazla kapıldım.]
Başka benzerlikler var mı diye düşünüyorum, şimdilik aklıma gelen ilk ikisi bu oldu. Aklıma geldikçe not alırım.


0 Comments:
Yorum Gönder
<< Ana Sayfaya Dön