Murat Kaya

Cumartesi, Ekim 21, 2006

Güzelim müziğin içine nasıl edilir? [Bir uzakdoğu başarı(!) hikayesi]


Belki de önyargıyla açtım videoyu. "Bakalım bu müziğin içine nasıl etmişler.." cümlesi vardı kafamın bir köşesinde [kafam köşeli değil bu arada, her uzaylı gibi yuvarlak hatlara sahip] YouTube'da videoyu bulduğumda. Dailymotion'a bakmıştım ilk olarak çünkü YouTube'un 2006 yılında yüklenen her videoyu "MONO" ses ile yayınlamasına en başından beri gıcığım. Dailymotion'da Epik High'ın hiçbir videosu yoktu.

Epik High'a tekrar döneyim. Fifa 07'deki müziklerden beğendiğim bir parça idi. 90'larda pop müzikten aldığım zevki bana aynı şekilde yaşatan, 2006 tarihli bir müzik olduğunda ilgimi çekiyor demek ki.

Video klip karşıtlarının en büyük savunması, müziğin tek bir görselliğe dayandığı zaman tadını kaybetmesi. Haksız da sayılmazlar, derin konu bu. Video klip, temelde izleyicisine der ki "bak, bu müziği dinleyince gözünün önünde böyle şeylerin belirmesi lazım. Şimdi aklına getirdiğin imajların hepsini çöpe at."
"Başarılı" (bu kelimeye de illet olmama az kaldı galiba) video klip dedikleri şey izleyicinin kafasında oluşan imaj ile büyük kesişim kümeleri oluşturan görselleri sunan videolar. Nadir gerçekleşir bu durum nedense...

Epik High'ı dinlerken aklıma hiç videosunu izlemek gelmemişti, ta ki YouTube'u Google'ın alması ile sık sık gezmeme ve aramalar yapmama kadar. Bir izleyeyim dedim işte (büyük hata), videonun tamamının gelmesini bekledim ve play'e bastım. Basmaz olaymışım. Her şey o sırada başladı işte.

Önyargılı bir şekilde izledim ilk sefer. BERBAT bir video klip ile karşı karşıyaydım. Aramıza başka bir "browser penceresi" alarak kaçmaya çalıştım ama olmadı. Kafamda beliren cümle, başlıktaki cümle oldu. "Güzelim bir müziğin içine nasıl edilir adlı bir bilim dalı olsaydı, ilk ders bu video ile başlardı."
Sonra önyargılarımdan kurtularak bir daha seyrettim. Video o kadar kötüydü ki önyargı kavramını yok etseniz bile kurtarmıyordu. Acaba dedim anlamadığım sözleriyle bir ilintisi mi var? Bunu anlamak için de video linkinin altındaki yorumları okumak yeterliydi. Yeni bir hayata başlamaktan bahseden şarkıya böyle 'gereksiz' ve 'anlamsız' bir video yapmanın açıklaması hiçbir şekilde yoktu.
"Aksiyon iyi satar abi" mantığı ile çekildiği besbelli. Tamam da, müzik dinleyicilerinin suçu ne? Şarkıya ilk defa bu video ile rastlayacak insanları düşünerek ürperdim. Güzelim şarkıyı bu bakış açısı ile beğenmelerine İMKAN ve İHTİMAL yok! [Kesin konuşabilirim.] Belki de başka bir anlam ile algılayacaklar müziği. Peki müziğin burada suçu ne?



SORUNSAL(!)
Bir romanın filmi çekildiyse, önce kitabı mı okumalı yoksa filmi mi
seyretmeli?

[Bahsi geçen videoyu izlemek için bu linke binebilirsiniz. Anca gider YouTube. ]

Benzer bir durum. Bir müzik çıktıysa önce videosunu mu seyretmeli yoksa müziği mi dinlemeli?
Epik High için sadece müziği dinlemek düşüyor bana artık. (Beynimdeki bu görüntüleri silebildiğim kadarıyla.)

YouTube'daki "blog video" linkini kullanarak bunları yazdım. Post'u gönderdikten sonra "birkaç saat içinde postunuz yayınlanacaktır" demesine rağmen aradan günler geçti YouTube'dan video benim bloga düşmedi. Post'un yazı kısmını yedeklemediğim için, bunları şimdi tekrar yazmak zorunda kaldım. Geçen hafta bu durumu YouTube'a yazdım. Derdimi anlattım. Bir cevap maili gönderdiler. Heyecanla açtım ve karşıma ne çıktı? "FAQ'ten copy paste". FAQ ile "f.ck" arasında fark var tabi. Bir mail daha yazdım. "Benim derdim FAQ'teki cevaplarla olmuyor lütfen dinler misiniz" diyerek durumu bir daha anlattım. Birkaç saat içinde bir cevap daha geldi. Bu sefer başka bir "FAQ copy paste".

Google YouTube'u aldı. Suç bende. Ne diye YouTube'dan video almaya çalışırsın? [Bu arada 'embed' linkini de alıp koyduğum halde blogda görünmüyor]. Madem ziyaretçilerinin derdini dinlemeyeceksin niye "contact us" diye bir form koyarsın. Kullanıcı dertlerinin tamamına "FAQ'ten copy paste" yaparak mı cevap vereceksin? Otomobil üreticileri "servis hizmeti" kurarken servise aracını getiren müşterilere "arabanı tamirciye götür abi" desinler diye kurmuyor. Aklıma servis hizmeti sunmayı saha kenarında ambulans bulundurmakla aynı şey sanan insanlar olduğu geliyor nedense. Biri çıkıp "abi bak, saha kenarında ambulans gören futbolcu, başına bir şey gelirse hemen hastaneye yetiştirebilirler diye düşünür ve daha istekli oynar" dediği için mi ambulans bekler saha kenarında?
Bir firma kurulduğunda "müşteri çekmek için servis hizmetini de vereceksin ki insanlar güvenip senden mal alacaklar" güzel bir mantıktır, tamam. Ama futbolcu sakatlandığında "abi ambulansı göstermelik koymuştuk, direksiyonu bile yok bu arabanın" dediğin zaman tüketici ne der biliyor musun?

"Sana FAK'tan bir copy paste yapayım, bir şeyciğin kalmaz."

Elveda YouTube.

Güzelim bir müziğin içine nasıl edilir peki? İşte böyle.
Bir uzakdoğu başarı(!) hikayesi isimli post'u okudunuz. Güzel araba yapabiliyorlar ama...

The End

(Jenerik hikayesi: Zeminde Epik High çalarken yazılar akar. YouTube'a yazdığım son mail, "Google sizi aldı diye düzelmişsinizdir sandım ama kullanıcıyı dinlemiyorsunuz bile. FAQ copy paste'leri için de teşekkürler." 2006 yılında MONO video yayını yapan bir sisteme şüphe ile bakmaya devam edeceğim. George Harrison, stereo kayıda geçtikleri zaman "ne gerek vardı, monoyla iyiydik" diyebilir çünkü mono bile olsa eserler bırakmıştır ama 2006 yılında iki tane hırbo çıkarsa karşıma mono ile... Bono bile tutamaz beni. Haydi baş baş.)


"Köpekburger yersin o çekik gözlerinle,
Hiç utanmadan "barbar" dersin Türke,
Git gez sen kendi köylerinde,
Çalıştır halkını günlüğü iki cent'e."
Anonim

YouTube, Broadcast Yourself imiş!!! (Bizim oralarda YouTube "go .... yourself" derler) Çok kızdım!

2 Comments:

  • abi sorun bildiren meilleri türkce atmadın dimi adamlara hehehe

    By Blogger Yaya Pilot, at 12:29 AM  

  • bence epik high supeeeeeeeeeer kimse benim çekik gözlü sevdiklerime laf atamaz.hiç kimse.ben onları sürekli dinliyor ve izliyorum.kimse onlar kadar iyi
    değil.

    By Anonymous Adsız, at 2:12 PM  

Yorum Gönder

<< Ana Sayfaya Dön