Murat Kaya

Salı, Kasım 21, 2006

Juliette Lewis and The Licks - Hot Kiss



MTV Türkiye sessiz sedasız (sesi ve sedayı ben duymamış olabilirim) açılıverdi. "Bakalım ne farkı varmış" diyerek açtım, kanalı açar açmaz karşıma bu klip çıkıverdi. Juliette Lewis'e oldum olası gıcık olmuşumdur (bunun konumuzla alakası şimdilik yok) ama bu şarkıyı duyunca Pearl Jam'in "Down" isimli şarkısını duyduğumda yaşadığım hissin aynısını (tekrarlıyorum; aynısını!) yaşadım.
Down'da yaşadığım his, o şarkının benim beynimde yıllardır çalıyor olmasının verdiği şaşkınlık hissi idi. Bu şarkı da beynimde yıllardır çalıyordu sanki.
Orta 3'ten beri Pearl Jam'in Down isimli şarkısını mırıldanıyordum ben. Şarkının orijinal çıkış tarihi (benim bildiğim kadarıyla 2003 idi. Ve ben 1993 yılında orta üçe giden bir velettim. Lost Dogs isimli b-sides & rarities albümlerinde vardı bu şarkı. Pearl Jam discography'si burada.)

"Deja vu" gibi ama daha ileri seviye bir deja vu. (Bu yüzden, kendini mesih ilan eden adamlar gibi hissetmiyorum tabi veya "önceki hayatımda Beethoven'dım ben" diyen kişiler de olabilir.)

Bu şarkıdan sonra Juliette Lewis'e olan gıcıklığımın da, karşıma hep aktris olarak çıkmasından kaynaklanabileceğini düşündüm. Bu sefer şarkıcı olarak çıktı ve rahatsız etmedi beni. (Hani elinde olmaksızın uyuz olma hissi vardır ya. Bu his daha çok Hitler'e karşı besleniyor dünya tarihinde. Kimse tanımaz-etmez ama uyuz olur işte. Benimki de sanırım bunun gibi bir uyuzluk. Neyse, uyuzluğumu niye açıklıyorum ki ben?) Cape Fear'de ve Natural Born Killers'da onu görünce sinirim kalkıyordu. Neyse.. Geçer.

Down'ın girişinden çıkışına kadar tamamını kendim bestelemişim gibi bir hisse kapılıyor olsam da Juliette Lewis'in "Hot Kiss" şarkısı (yani yukarıda videosu olan şarkı) bridge bölümünün sonundaki "Oh you little girl wants to Fffffff.." dediği yer haricinde bana hiç yabancı gelmiyor. O kısmı beynimde bağlayamamışım demek ki.

İşte bu da böyle bir post.

Juliette'in kıyafeti de bir enteresan. Artık onu da Melis yorumlar (herhalde). Avrupa şehirlerinden stil manzaraları gösteren bloglardaki fotoğraflarda gördüğüm tiplere çok benzettim Juliette'in stilini. Hâlâ Juliette Lewis'e uyuz oluyor muyum? Bilmiyorum. You're Speaking My Language klibi ile sanki "yeni bir faşizm modeli" geliyormuş gibi hissetsem de... (Klipte farklı kökenlere sahip Amerikalılara gidip sert bir şekilde "you're speaking my language" diye bağıra bağıra şarkı söylüyor. Neo-American gibi.)

Bizim dedeler söylerdi; "en çok neye sinir olursan, sonunda ona benzersin" diye. Ya ama ben şarkıcı olmak istemiyorum zaten sesim de yok. Nota bilgim de yok. Marc Almond'ın sesi bile, müziğe benim sesimden daha uygun.


Juliette Lewis and The Licks - Hot Kiss. Güzel.

2 Comments:

  • hocam topu bana atmissin.
    o zman bende nacizane soyle seyler buyurayim:
    - renkli corap modasi hic olmadigi kadar cok var su anda.
    ve bodylerde tozlu raflardan cikarak yer yer gorulmeye baslandi..
    sokakta yurumezler avrupada bile bu kilikta ama glam rock icin boyle bir grunge gorunum, kafada da degisik bir aksesuar sov icin cok uygun ve degisik gorunuyor..
    ancak ufak bir hatirlatma nil karaibrahimgilin mtv turkiye acilis partisindeki kiyafet ayni kombinasyonu iceriyordu...
    boyle tesadufler de yasanabilir!
    foto buraya eklenmedigi icin gosteremedim..
    .melis

    By Anonymous Adsız, at 5:51 PM  

  • juliette lewis i "Kalifornia" filminde sevebilirsin bence çok çok iiydi..

    hitler konusunda da hitler denen adam rasyonalize edilme esiklerinin çok ötesinde bulunduu için bence verdiin örnek abes kaçmıs

    saygılarımla..

    By Blogger Vatansız Kral, at 2:19 AM  

Yorum Gönder

<< Ana Sayfaya Dön