Ne biliyorsanız onu yazın
Sorular/sınav kağıdı/test sınıfa dağıtılır. Dağıtım sırasında mutlaka fısıldaşmalar olur. O sırada gözetmen/öğretmen/hoca hep "konuşmayın" der (istisnasız) ve sonrasında beni deli eden bir şey olur(du):
Birisi mutlaka soru sorar!
Öğrencilik hayatım boyunca soruları elime alıp okuyup parmağımı veya elimi kaldırıp bir soru soramadım ve bu beni deli eden kısım olarak kaldı hep. Hatta diğer öğrencilerin nasıl olup da her seferinde bir soru sormayı becerdiğine şaşırır kalırdım. Bu durum aynı zamanda sınav süresince de devam ederdi ve her hoca/öğretmen/gözetmen bu sorulara hep aynı cümle ile cevap verirdi:
"Ne biliyorsanız onu yazın!"
Haydaa. Sorular açık, biliyorsan yaparsın/yazarsın. Şimdiye kadar hiçbir sınav sorusunda "ben bu soruyu anlamadım" diyemediğim için veya "acaba şunu mu soruyor, bunu mu soruyor" diye ikileme düşmediğim için de deli olurdum kendime. Herkes soru sorabilecek kadar "bilgili" olduğuna göre demek ki ben hiçbir sınavda sorulan soruya karşılık bir sual üretemeyecek kadar "bilgisizdim".
Sonra aradan yıllar geçti.. Ve bunlar bir gece aklıma geldi. Acaba eğitim fakültelerinde "sınavda soru soran öğrenciye söylenecek cümle aşağıdakilerden hangisidir" şeklinde bir soru mu vardı?
A) Ben bilmiyorum, kocam bilir.
B) Konuşmak yasak! (yanıltıcı cevap)
C) Bana böyle saçma sorularla gelmeyin!
D) Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla.
ve
E) Ne biliyorsanız onu yazın!
Ve tüm öğretmenler ve eğitimciler hep E'yi işaretledi ve meslek hayatları boyunca hep E'deki sözleri söyledi. Fatih Terim hariç! O hep C'yi işaretlemişti.


4 Comments:
Hoppala!
Murat nerdan aklına geldi ki okul yıllarını açmak şimdi :)
Beni yıllar öncesine götürdün. Ne güzeldi o zamanlar...
By
aylin sener, at 6:36 PM
Hayatımda bir kere olsun sınavda hocaya soracak bir soru bulamadım diye üzülür dururdum.
Bu sorunu yaşayan tek kişi ben değilmişim. Yazını okuyunca çok mutlu oldum.
lilith
By
Adsız, at 7:08 PM
:)
Hani ekrana bakarsın bazen, "ne yazacaktım ben" diye düşünürken. Bu cümleyi, gördüğüm zaman hatırladım, not almıştım, yazayım dedim.
"Ne biliyorsanız onu yazın"
Ne kadar da özlü bir söz değil mi?:) Harika.
Bu cümleyi Türk eğitim literatürüne armağan eden öğretmenlerimize sevgiler :)
Asıl ben teşekkür ederim.
By
Murat Kaya, at 9:48 PM
bence eitim sistemimizin sağlıksız olmasının temeli bu soruda yatıyor. cünkü oyle bir sistem olmalı ki asla sınavlar da sorulan soruların cevapları net olmamalı bir bilgiyi ezberleyip iki gün onceden gelip kağıda dokup unutup gideceğimiz bir sistem olmamalıydı yani bildiğimizi değil düsünüp tasınıp neler çıkarıyorsak ortaya onu yazmalıydık böylece herkesin içindeki cevherler ve cevhersizlikler ortaya çıkmalıydı ve dolayısıyla da birisi kalkıp biraz daha bildiği ve daha doğrusu hiç birsey bilmediği halde sorduğum soruya bir cevap verirken hoca acaba bana yardımcı olabilecek bir ipucu biseler verir mi kaygısıyla soru sormayıp hoca da aman buna simdi bise soolerim dierlerine haksızlık olur ya da amaan aksam da bilmemneree gitcez off noolcak bu geçim derdi ya hadi bitsin su sınavda çıkıım surdan ay salak çocuk geldi soruo demeip raatca ve isteklice yardım etseedi (son cümlede biraz daıldı cümle bu sefer toparlaamadım ama annasılırdır yine eminim size güveniom) sonuç olarak o cümle sunu ortaya koyuyor ki aslında bilgiyi beyni zihni üretmeyi kapasiteyi kreativiteyi ve en onemlisi tekrar tekrar buse üretmeyi test etmeyen ve tesvik etmeyen bir sistemimiz vardı sadece kim daa ii ezberleyebilio onu ölcüorlardı burdan da kim zeki kim deil i çıkramaya calısıp saçmalıolardı ben çok zekiydim ama ii ezberleemezdim :P
By
Vatansız Kral, at 11:21 PM
Yorum Gönder
<< Ana Sayfaya Dön