Blog yazmaya başladığım zaman da, blogger'ı nasıl kullanacağıma dair uzun süre bocalanmıştım. Şu anda bile blogu nasıl kullandığımı tam olarak bilemiyorum. Herhalde "paylaşıma açık bir not defteri" olarak kullandığımı zannediyorum.
Twitter'da da benzer bir karmaşa yaşıyorum. Çeşitli kullanım şekillerine bakarak, kendim için de uygun olabilecek bir model bulmaya uğraşıyorum. [Bu arada rastladığım güzel Twitter kullanımlarından biri de şu idi.] Bir süredir ifade etmekte zorlandığım şeyi sevgili Yalçın'ın, yine Twitter'da bir gönderi olarak çözdüğünü görünce rahatladım. Gerçi taa 14 Mart'ta etmiş bu lafı ya:
Twitter'ını takip edip de blogunu izlemediğim kimse yok. Bu yüzden blog postlarını bir de Twitter'dan duyurmayın bence. Mantıksız.
O kadar çok servis ve o kadar çok içerik var ki... Türkçe içerikle uğraşmaya vakit kalmıyor sanırım. E yazık tabii.
"Web çıldırması"nın hikayesi yazılmalı. Çünkü gürültüsü olmayan bir çıldırma modeli bu...


1 Comments:
Evet evet Yalçın doğru diyor. Ben de aynıhatayıyapangillerdenim ama nereden kaydettiğimi hatırlamıyorum. :)
By
ELOY, at 12:44 PM
Yorum Gönder
<< Ana Sayfaya Dön