Ben de dedim ki: 'Bana bir tane cukursuz yol soyle Istanbul'da'.
Ne kadar da kaniksadigimizi fark ettim o sirada. Cukursuz yol olmayacagi konusunda. Sahil yollarimiz bile igrenc, yabanci devlet adamlarini nasil geciriyoruz o yollardan, hadi onu gectim arac kullanarak vergi odeyen halkina, muhendislerinin muteahitlerinin ve devlet karayollarinin reva gordugu asfalt bu mu? Halbuki bir kasabin 'aaa bu hafta dana eti gelmedi onun yerine at eti sattim size' demesi, bir firincinin 'un yoktu o yuzden size cimenden ekmek yaptim' demesi ne kadar mumkun olmayan bir seyse, isi sadece yol insa etmek olan birilerinin de karayollarindan aldigi ihale ile milletine boyle bozuk yollar armagan etmesi ve bizim de 'Cukursuz yol mu olur' diye kendimizi kabullendirmis olmamiz, ne tuhaftir, ustelik yirmi birinci yuzyilda. hala. Colde insa edilmis otoyollarin hikayesini dinledigimizde sasiralim diye herhalde.


1 Comments:
Hiç üşenmeden, cepten yazdım bu postu (zor oluyormuş biraz).
Bir başka kanıksama da şu oldu: (internet için) Türkçe karakter görmesek de, kelimeleri Türkçe olarak okuyabiliyoruz. Bu da başka bir kanıksama. Hey!
By
Ned Dorsey, at 12:08 AM
Yorum Gönder
<< Ana Sayfaya Dön