Murat Kaya

Pazartesi, Nisan 27, 2009

Ay sonundan notlar

Boğaziçi Köprüsü'nün girişine ve çıkışına (üstelik bir tane de değil, üç tane saydım ben) kasis koyduktan sonra zaten tıkalı olan damarı kangren haline getirmeyi 'becermek' trafik cerrahisi başarısı mıdır, trafik kasaplığı başarısı mıdır? İnsan geçecek o köprünün üstünden. Onların zamanı seninkinden değersiz midir? İki araba geçecek diye saatlerce trafikte dikildiği zaman bu insanlar sen dizi seyrederek oturduğun evinde huzurlu mu oluyorsun?

'Kasis' internetteki sansüre, hayatta kendisini diğerlerinden 'eğitim olarak üstün' gören (öteki türlüsünü rüyasında bile göremez) insanların yaptığı müdahalelerle kolaylığı değil 'zorluğu' getirmesinin karayollarındaki karşılığıdır. 'Hızlı gitmelerini engellemek için koyarız kasisi, yavaşlarlar' mantığıdır. En ufak sokak aralarından, koskoca yollara kadar kasis döşeyerek 'trafik eğitimi' verdiğini zanneden acizin düşüncesidir. Elinde olsa güçsüz motorlu arabaları 'halk arabası' diye dağıtarak (öteki arabaların satışını yasaklayarak) insanlara yavaş gitmeyi öğrettiğini sanacak kendini dünyanın hakimi sanacak kafanın üretimidir.

TEM'e belirli aralıklarla kasis koyacak zekayı arıyorum ben şimdi. Hatta bir başka akıllının çıkıp da 'TEM çok geniş diye trafik sıkışıklığı oluyor, birazcık daraltalım ve etrafındaki boş arazileri değerlendirelim de trafiği rahatlatalım' demesine de şaşırmayacağım. Koyun kopyalamayı da beceriyorlar, şehir kopyalamayı niye beceremesinler(!) değil mi? Her gün okuyup da sayfalarını kapattığında bilinç altına attığın, senin memur olmayı beceremediği için medya hayatına atılmış kopyalarının, haber olsun diye karaladığı 'gak dedi biri, ben onu guk yazayım da gık diye anlasınlar' diyerek ne yazdığına bile bakmadan sayfaya verdiği salak gazete haberlerinde gördüğün hayat, o köprünün üzerinde yaşanıyor. Hiç trafiğin olmaması gereken bir saatte bile orada ağır aksak ilerleyerek saatlerini harcamış insanlar olduğunu düşünebiliyor musun? Düşünemezsin çünkü sen hayatında sadece 'başkalarının kötü, kendinin eğitimli olduğunu' düşündün durdun, buna da 'düşünce' denirse eğer.

Karayollarını özelleştirsinler diye önüme kağıt koysalar, imzamı basarım! İşçi olarak gittiğin 'Alamanya' otobanlarını birbirine övüp durursun sen ancak.
Mutfakta aşçı yamağı olarak çalıştın diye 'gurme' olduğunu düşünüyorsan tabii...

1 Comments:

  • kasislere oldum olası gıcık olmuşumdur. yasakçı kafanın ürünü. internetteki sansürler ile bire bir örtüştüğünü ben de aklımdan geçirmiştim. çok bilgisayar başında duruyoruz sanırım :) sevgiler.

    By Anonymous Vadi Efe, at 1:57 AM  

Yorum Gönder

<< Ana Sayfaya Dön