Murat Kaya

Pazar, Nisan 12, 2009

Nisan başından notlar

Tıbbî atıkların üzerinde 'dikkat tıbbî atık' diye uyarı oluyor. İyi ki blogların hepsinin üzerine bir üst kurul çıkıp da 'dikkat zihinsel atık' diye bir uyarı koymak zorunda bırakmadı. Polyanna'cılık oynamak gibi olacak ama sanırım öyle. Trafikteki durum ile blogları birbirine benzetiyorum, şöyle ki: Aynı yol üzerinde gidip geldiğinizde, her yolun kendine has trafiğini çözebiliyorsunuz. Bu sırada şunu da görüyorsunuz ki trafikteki problem yollardan değil sürücülerden ve trafiğin akışını sağlayamayan araçlardan kaynaklanıyor. Sağ şeritteki kamyonun hızını beğenmeyip, onunla aynı hızda gidiyor olmasına rağmen sol şeride geçip ilerlemeye çalışan tır, aşağı yukarı on kilometre gerisindeki trafiğin akışını tıkıyor. Bu durum da çok öznel bir şey olduğu için çözüm öyle kolay değil. Taksiciye sorsan acelesi var, sol şeritte yavaş giden adama sorsan 'bok mu var?' Trendy sanılmak için 'bloglar yükselişte' demeyin, blogları kullanmayı bilmediğinizde trafiği tıkarsınız sadece. Bloglar da trafiğe laf etmeden önce kendi sürüş hızlarına ve trafiğin akışına ne katkıda bulunduklarına baksın. Henüz ne karayolları trafiği yerine oturdu, ne de bloglar. Geçtik.

Pembe Panter serisi, Bond serisi gibi ilgimi çeken bir diziydi. O yüzden Blake Edwards yapımı olmayan ilk filme gitmekten çekindim. Halen de izlemiş değilim. İkinci filmden önce sadece film ile ilgili yapılan Pembe Panter Kanyon'da sitesinde fragmanı izlemiştim. Jean Reno'sundan, Andy Garcia'sına, Alfred Molina'sına ve şu Bollywood'cu kızına (adını copy paste yapmadan yazamıyorum bile, o yüzden çok uzun ömürlü olmaz herhalde - Hollywood bu kıza yeni bir isim bulmalı) kadar bir sürü suratı görünce hmm bir gidip görelim dedim. John Cleese'i unutmadım tabii ki. Fransız aksanını her zaman komik bulduğunu söylemiş John Cleese. Bu duygu, muhtemelen dünyada Fransızca konuşmayan tüm insanlar için geçerli herhalde. Steve Martin'in Fransızca konuşması bana pek komik gelmedi ama Fransızca konuşan birilerini (birkaç kişi olması gerekiyor zira sesler üst üste biniyor ve kimin kimle konuştuğu, kimin kimi dinlediği belli olmayan bir hale geliyorlar) gördüğüm zaman ben de gülmemek için kendimi zor tutuyorum, dudak ısırmak güzel bir çözüm oluyor. Ah Fransızlar ve Fransa. Cidden, şu Fransız bankasında kaybolan milyon dolarların başına ne geldiği ortaya çıktı mı? Ben takip etmedim. Komik.

Twitter'da kurumsal kullanıcılar iyice sıkmaya başladı. Sadece Twitter'da değil, Facebook'ta 'gerçek insanlar'dan gelmedikçe atılan 'kurumsal, grupsal' mesajlara bakmıyorum bile. Aynı davranışı gösteren insan sayısının az olmadığını da düşünüyorum. Düşünsenize, 'ortaya karışık' atılmış mesajlar artık kimin ilgisini çekiyor? Twitter demişken, daha bir tane update'i olduğu halde binlerce insanı takip etmeye başlayarak 'hey bakın, ben diye biri var' mesajı veren kullanıcıları 'ayıp olmasın' diye takip listesine ekleyen bir o kadar da insan çıkıyor. Peki ya sonra ne oluyor? Bu kişiler takip listesinden alakasız insanları çıkartarak kendisine 'follower' edinmiş oluyor. Twitter'ı böyle kullanacaksanız, tuvaletinizi daha rahat yapmak için de pantolonlarınızı çıkarıp etek giyin derim. Bu tip durumlar için Qwitter diye bir şey var. Sizi takip listesinden çıkartan kişiyi size mail ile iletiyor, hangi Tweet'inizden sonra 'unfollow' yaptığını söyleyerek. Kullanın, Twitter'ı kimin, nasıl kullandığını görün ve Twitter'ı kullanmadan önce oturup nasıl 'avantaja çevirebileceğinizi' düşünün. Otomatiğe bağlayıp 'sosyal medyada aktifiz' diye ortalıkta gezinmeyin! Geçtik.

Blog Ödülleri başladı. Oy vermeyi unutmayın. Ben hangi bloglara oy vereceğime karar veremedim. Bir inceleme yapmayı talep ediyorum kendimden.

Çok aksi hissettim kendimi. Daha güzel post'lar yazmalıyım sanırım.
Yaz geldi desem?

2 Comments:

  • Solundan mı kalktın :P

    By Blogger Mine Yaman, at 4:34 PM  

  • Düzeltme: Steve Martin Fransızca konuşmuyor. Fransız aksanı ile İngilizce konuşuyor.

    Solumdan kalkamıyorum çünkü solumda duvar var. :)

    By Blogger Ned Dorsey, at 11:39 PM  

Yorum Gönder

<< Ana Sayfaya Dön