Murat Kaya

Salı, Kasım 09, 2004

Sinirlandirmak Uzerine (Chapter 2)

Sinirlandirmayi dusunmeye devam edince.... Evet, farkinda miyiz acaba? Zaten biz belirli sinirlar icinde yasamak zorundayiz. Atmosferin disinda yasayabileniniz var mi?

Reklamlar da sinirlandirma icerisinde. En "ben ozgurum" diyen ulkede bile reklamda bir sinir var. Ya herseyi gosteremezsin, ya vaktin sinirlidir, ya butcen sinirlidir, ya da musterin sinirlidir. Ama sonucta, sen de sinirlar icerisindesin evlat.

Hayat uzerine bir teorim var: Insanlar, gencliginde kabul edemedikleri "sinirlandirmayi" kabul ettikleri zaman onlara "olgun" ya da "yasli" deniyor aslinda. Bir koca, bir kadinla sinirlandirildigini kafasina kabul ettirince ona toplum icerisinde "koca" deniliyor. Bir kadin, tek bir erkek ile kendini sinirlandirdigi zaman ona "kadin" deniliyor toplum icerisinde. Bunlar da "sinir".

Yani aslinda genc ve yasli arasinda aslinda tek bir fark var. Bir tanesi hala "sinirlar" icerisinde yasamamak icin direniyor, otekisi ise "sinirlari" kabullenmis olumunu bekliyor.

Sonucta ikisinin de boku kahverengi, ikisinin de sonu olum.

Filmlerin de, maclarin da, insanlarin da, yapilan fiillerin de soncuna bakilmaz mi?

Eh!

Sinirlandirmak Uzerine

Insanlari sinirlandirirken, bir yandan da onlara "bu sinirlardan cikmasi gerektigini" soyleyen baska bir gezegen yasami var mi acaba? Sinirlar her tarafta: Her ulkenin bir siniri vardir, her sabrin bir siniri vardir, her hayatin bir siniri vardir, her maceranin bir siniri vardir, her insanin mahremiyet siniri vardir falan filan....

Herseyin bir siniri varsa, o zaman bize neden sinirlardan cikmayi ogretiyorlar? Neden sinirlarin icerisinde durmamizi garip karsiliyorlar? Madem oyle ben de sunlari dusunuyorum.

Hicbir insan yoktur ki, kendisinin belirli kosullar altinda sinirlanmadigini dusunmez. Bu yuzden "evlilikler" zordur. Bu yuzden "din, devlet ve hukuk" kavramlarini yasamak zordur. Bu yuzden zengin olmak zordur. Bu yuzden fakir olmak zordur. Bu yuzden uretim yapmak zordur. Bu yuzden insanlar sinirlar altinda yasamak istemez.

Kim, sadece bir insanla tum hayatini gecirebilecegini dusunmek ister? Bize ogretilmedi mi "ne kadar cok insan tanirsaniz, o kadar genis ufuklu olursunuz" diye? Tanimak gerekiyorsa, insan ozgur olmak zorunda hissediyor kendini. Evli bir ciftin bile birbirini hayati boyunca taniyamadigini iddia edebiliriz cok rahat. Birakin kendini tanimayi, omrunu birlikte gecirdigi insanlari taniyamayan insanlara neden "ne kadar cok insan tanirlarsa o kadar genis ufuklu olacagini" ogretmeye calisirsiniz o zaman?

Kim, herhangi bir dine mensup olup da onu oldugu halde yasamaya dayanabilir? Siz saniyor musunuz ki dunya cevresindeki tum dindar insanlar dinlerini oldugu gibi kabul ediyor? Sinirlandirilma duygusu "rahatsiz" ediyor insanligi. Oldurmek istediginde hukuk kavraminin devreye girdigi bir dusunce sistemi altinda olduremedigin insanlari gordukce cinnet gecirme olasiligin da "sinirlandirma" duygusundan kaynaklanmiyor mu? Peki ya vergi? Ne kadar kazanirsan kazan, devlet seni sinirlandirarak elinden almiyor mu kazandiklarini? Kendini sinirlanmis hissetmiyor musun?

Ulke sinirlari olmasa, nerelere gidebilecegini hayal edebiliyor musun? Bir ulkeye giris yapamadigin zaman, kendini bir gece klubune alinmaya bile layik gorulmeyen bir sefil gibi hissetmiyor musun? Ya da bu ikisi arasinda neden "fark" oldugunu dusunuyorsun?

Zengin olmaya calistigin zaman, aslinda zenginligin de ne kadar "sinirli" oldugunu dusunemiyor musun? Zengin olsan bile alamayacagin seyler olabilecegini dusunebiliyorsun. Fakat tum dunyayi satin alabilecekken, sana karsidan bakip duran "AY"i alamayacagini farkettigin zaman.... kendini sinirlanmis hissetmiyor musun?

Fakirligin tanimi "sinir"dir. Herseyini sinirli hissedersin. Zengin adamin "siniri" kadar, fakirin "siniri" da derindir.

Bir ulke, kendi sinirina sigmak istemez? Bu sinirlar yuzunden yuzyillarca birbirini yememis midir insanlik alemi? Yaratilan varliklarin en ustunu olarak adlandirilan insan, "sinirlandirildigini hissettigi" her an kuduruyor. Ama en vahsi hayvanlari "sinirlayip" pek de guzel kafese ve klubeye tikayabiliyor. Bir kaplan hayatindan memnun mudur bir hayvanat bahcesi citinin ardinda? Bir ulke memnun mudur hayatindan, bulundugu siniri belli cografyada?

O halde, ey insanoglu denen varlik. Sinirlari dusunecegine, biraz da icindeki guzellikleri gormeyi bilseydin... Acaba kendine yeni "sinirlar" olusturmak yoluyla, baskalarinin sinirlarina gecmeye calisir miydin? Yine sana soyluyorum ey insanoglu denen yaratik: "Kisisel gelisimciler" adi verilen, "sinirlari yiktigini" sanan, "sinirdisinda isler yaptigini" sanan gerzek irka boyun egme. Kendini, siyah-beyaz-sari-kadin-erkek gibi kategorilere ayirip, kendi "sinirlari" icinde bulundugun kategoriyi goge cikartacaksin diye yirtinma.

Cunku, tuvalete girdiginizde, hepinizin de bok rengi ayni.

Hayvanindan insanina. Ayni: Kahverengi.

Salı, Kasım 02, 2004

Seinfeld

Seinfeld DVD'leri UK'de cikmis. Sonunda Seinfeld yapacagini yapti. Ozeti su: Seinfeld, tum dizinin gelirini halen yemeye devam eden ve oyunculara bunu fazla yansitmayan bir arkadas olmus gecen yillar icersinde. Eh, zaten bu da showun bitmesi ile tum oyuncularin hayatinin bitmesine ragmen, Jerry'nin poh poh ortalikta gezip "I do nothing" demesinden de belli oluyordu zaten birazcik.
Oyuncular, DVD'den herhangi bir gelir elde edemeyecekleri icin DVD'lerin yayinlanmasini pek istememisler acikcasi. Ben de alirken biraz uzulerek alacagim bu yuzden. Yazik yani. Koskoca Kramer, koskoca Elaine, koskoca George...
Neyse, zaten Jerry, buradan para kazanmasa bile bi yerlerden elbet kazanirdi. Otekiler de menejerlerine kizsinlar artik. Zamaninda iyi anlasmalar yapamadiklarina mi yansinlar bilemedim. Gecmis olsun.
DVD'ler Ingiltere'de cikmis. Turkiye'ye ne zaman gelir allah bilir.. Bir allahin kulu hediye gonderse bari oradan bi box set. Yoksa, askere gidecegim ben. gitmesem alirdim. Murat Seinfeld sakasi oldu bu birazcik.

Merdiven - Eldiven Ne alaka?

Aklima takildi. Neden bu ikisinin de sonu "diven" ile bitiyor? Joss Stone'un klibindeki su salak eldiven kilikli coraplarini gorup de sogumamin uzerinden fazla sicaklik gecmedi. Joss kizimiz da buldu beni sinir edecek birsey sonunda. Neredeyse her yerde reklamini yapip tanitiyordum ki, bu gece patlak verdi bu kriz. Sonra aldi beni bir dusunce. Madem eldiven var. E? Ayaga giyilen birsey neden "diven" eki ile bitmiyor? Ama bunca giysi arasinda hicbirine ilismeyen "Diven" eki, "merdiven"in sagina yapisiyor!

Su Metallica'nin garage albumu ardindan cikacagi turne oncesi yaptigi MTV rehearsallarinda soyledigi sarkilarin bir listesini bilen var midir acaba? varsa bile okuyup da bu dili anlar mi? Anlarsa bile bir lutfedip cevap yazar mi? Helpless'tan sonraki...

Bu aksam, bir sarki daha hatirladim eskilerden... Tamperer'in. Aslinda , müzik piyasasina gelmis gecmis en etkili sarki olmasi lazim. "If You Buy This Record You're Life Will Be Better". Sanirim single olarak kaldi o sarki. E olsun. O da bir "record" sayilmaz mi? İki anlamda da "record".

Cok uzun zaman olmus yazmayali. Parmaklarim paslanmis. Ben yokken buralara kim bakacak. Neyse, su hesap 31'i sileyim mi diye cok dusundum. Icimden bir ses "silme" dedi.

Yazilan sey silinmez, satilan mal geri alinmaz, yere düşmüş yemek yenmez.