Filmi izlerken, elimde olmadan, Ben Stiller'i latin danslarinin yapildigi klübe goturen Jennifer Aniston'a takildim (Lucifer ile Jennifer arasinda da hep bir benzerlik var gibi gelir bana. Fine Young Cannibals grubu ile Fun Lovin' Criminals'i da pespese soyleyemem, ilginc).
Nesine takildim? Soyle ki. Bir Alman turist, Paris'in ortasinda halay (bizim halay, Turk halayi) cekerken gözüme ne kadar abes görünüyorsa, latin kökenli olmayan birinin birak Istanbul'u New York'ta latin dansi yapmasi da sadece benim degil, latinlerin de gözüne kötü görünüyordur herhalde. Cekik gözlülerin de zenci dansi yapmalari kadar itici görünüyor gözüme. E hadi, "casual" diye tabir edebilecegin kiyafetleri giydin üzerine, eyvallah, buna sözüm yok. Fakat, o cekik gözlü kafanin oldugu saclari neden sarıya boyarsin? Bir defa bile ayna karsisina gecip "Neyin ben yaw?" diye dusunmez misin? (Bu dediklerim, zencilerin yapmasi gereken danslari yapmaya calismalarindan onceki kisimlar icin gecerli). Devamina bakmak bile istemiyorum.
Simdi, "Salsa salsa, bu işin sonu ne olsa?" derken bile aklima Jerry geliyor. Salsa'nin cok favori bir sos olmasinin sebebini insanlarin "salsa" demekten hoslanmasina bagliyordu ya. Ben de insanlarin "dans" demeye bayildigini dusunmeye basladim artik. Eh, kendi dansi ile barisik olmayan milleti, diger milletler "birlesip" carparlar herhalde. Haa bir de herhalde "sevgili" demeye bayiliyor insanlar. Diger soylemeye bayildiklari cümleler, simdiki ölçümlerime göre "bar", "saygı duyuyorum", "karizma", "yanlis dusunuyorsun".... ve daha bir suru kelime ve cümle.
Konusmaya bayilirsan, yazmaktan sogursun. Yazmayi seversen, konusmaktan korkarsin. Hani konusmada silgi diye birsey yoktur ya. "Mukemmeliyetçiler" için ne kadar güzel bir metod şu yazmak.
Hayir. Ben mükemmeliyetçi olarak görmüyorum kendimi. Konuşurken, dinlenilmediğim hissine kapılıyorum. Cünkü zaten herkes konuşuyor. Evet sen de doğru söylüyorsun: Herkes yazıyor da. MI ACABA?
Ah hamburgerci amca. Niye yazmadın , niyeeee?
Bir hamburger için şu anda bir uçak bileti bile almaya razıyım. (Ama O hamburger)
Jefferson Airplane'in Volunteers sarkisini her dinleyiste kendimi kulagini alisveris merkezinin müzik yayini yapan hoparlorlerine vermis biri gibi hissetmen neden acaba? Ses sanki alisveris merkezinden yayin yapiliyormus da, ben de orada dinliyormusum hissi veriyor. Tuhaf.