Şu -de'leri, -da'ları bitişik/ayrı "yazamama özürlü insanlara" takan, uyuz olan bireyler her zaman vardı, bunu dile getirmeye başlayan kişi sayısının arttığını görüyorum. Askerde, sıkı bir gazete takipçisi iken Atilla Aydoğdu'nun yazılarından birinde farketmiştim bunun dile getirilmeye başlandığını. Ardından reklam yazarlarının ortak defteri blog'unda (
http://ortakdefter.blogspot.com ) sıkça dile getirilir oldu. Bu konuya benim de takıldığımı fakat dile getirmeyip hep içime attığımı farkettim (belki de hep eleştiriyor görünmemek için bir içe atma eylemiydi hepimizinki).
Son nokta, yine reklam yazarlarının ortak defterinde karşılaştığım en ilginç alan adlarından bir tanesi idi:
www.dahianlamindakideayriyazilir.com (böyle bir site mevcut. Tıklayın üstüne, görün, gösterin, iletin, öğretin.)
Demek ki bu konuya, herkes takıyormuş da, duygular yeni yeni ses vermeye başlıyormuş.
Marketin Türkiye'nin, ikinci Ekim sayısını alıp incelerken, gözüme yine bir "tasarım ajansı" reklamı takıldı. Bir mail formatında yapılmış ilan. Subject kısmında "iyi bir tasarım ajansı" yazıyor. Tarih atılmış. "Kime" kısmına (ilanda to olarak geçiyor) "Marketing Türkiye okurları" yazılmış.
Arkadaşça yazılmış bir mail havasında ajansı övüp duran "birisi" yazıyor maili. Her şey tamam. Ancak metindeki, ".... düzgün insanlar, epeyde gençler......" cümlesine gelince "acaba bilerek mi böyle bırakıldı?" diye düşündüm ilk başta. Sonra, "neden bilerek bırakılsın ki? Samimi olsun diye mi?" diye düşünmeye devam ettim ve ardından hemen alttaki cümlede -de'nin doğru bir şekilde ayrı yazıldığını görünce "herhalde gözden kaçmış" diye düşündüm.
Enteresan değil mi?
Bir ilanı, bir kişi yazsa, bir kişi uygulasa ve düzenlese, hiç olmazsa filme, baskıya gitmeden önce yazan bir defa daha okumalı diye düşünüyorum. Haydi, yazan kişi okurken, kendi yazdığını görmeyebilir insan, e düzeltebilecek bilgi düzeyinde bir insan da yok mu?
Yok demek ki. Demek ki -de'ler -da'lar konusunu hep içimize atarak belki de bir canavar yetiştirdik.
Ben, (itiraf ediyorum) gramer bilgisi neredeyse hiç olmayan biriyim. Sevemedim kitaplarda ve derslerde öğretilen bilgileri. Öğretemediler bana ne Türkçe ne İngilizce grameri. Her iki dilde de, yazdıklarımı tekrar okuyarak, sesli tekrar yaparak, içime sinene kadar defalarca yaza yaza gramer hatalarımı yok etmeye çalıştım (hala da olduğunu biliyorum, bazı arkadaşlarımın suratıma çarpmalarından gocunmadan). Hala teorik bir bilgim yok, eğitim seferberliği ilan edilse ve bu bir görev olsa bile kimseye dilbilgisi dersi verip Türkçe veya İngilizce öğretemem. Çünkü, tiksinmiştim Dilbilgisi derslerinden. Hala da tiksinirim o uyuz Türkçe öğretmenlerimden (Genele değil, sadece kendi öğretmenlerimden bahsediyorum). Fakat o gıcık herifler, bana nasıl öğretmişler ki bu -de, -da ve -ki'lerin nerede ayrı veya nerede bitişik yazılacağını, otomatikman kendimi toparlıyorum, hata görünce de mırıldanıyorum.
Sabah, durakta beklerken bir dersane reklamında gördüm (devam edecek bu konu) . Her tarafında cümleler olan bir ilan. (Bu reklamdaki diğer cümleler üzerinden reklamcıların nefret ettiği dillere giriş yapacağım) Koskoca: "İlk düğme yanlış iliklenirse, diğerleride yanlış gider." yazıyor. Hem de dersane reklamı. Hiç mi bir Türkçe öğretmenine kontrol ettirilmez çıkacak ilan? Ya da hiçbir Türkçe öğretmeni bu dersanede çalışmaya devam edip de, "ilanımızda hata var, hayati bir hata, değiştirin lütfen" demez. Demiş olsa bile bu uyarı dersane yönetimi tarafından iplenmez?
İki ihtimal de mümkün. Türkçe öğretmeni bir genç dersaneci bakıp da:"Hata yok" cümlesini de kurabilir!!! Veya "Değiştirin bu ilanı, hatalı bir cümle, ne biçim dersaneyiz biz?" diye tepki verse -ki tepki verme şekli istediği kadar aşağılayıcı olsun- dersane buna rağmen "Aman be kim uğraşıcak, kaç paraya mal ettik biz o ilanı biliyor musun sen?" diyerek öğretmeni takmayabilir de.
Hepsi mümkün, her şey mümkün.
Az önce arkadaşım iki link gönderdi.
Biri bu.
Bu linkteki kitap kapağı ve
bu linkteki "üzerine istediğini yaz, resmi istediğine gönder" formülü ile çalışan bir sitedeki "autobahn" fotoğraflarının aynı olduğunu yakalamış.
Büyük ihtimal bir "imaj banktan görüntü alma" piştisidir.
Eski postlardan birinde bir laf vardı hani; "Bütçe, her ucuzluğa yakışan bir mazeret midir?"