Murat Kaya

Salı, Haziran 20, 2006

Sağ beyin-sol beyin


Daniel Pink geldi gitti. Piyasadaki “sağ beyin, sol beyin” yazıları, “anlatıcısı” gelmeden hemen önce başladı. Bu sağ-sol beyin farkı şimdiye kadar da bilinen bir şeydi, neden Daniel Pink gelmeye niyetlenince konuşulmaya başlandı, şaşırdım. Şaşkınlığımın geçmesini bekledim. Şaşkınlığım geçince düşünmeye başladım. Şu anda yazarken de düşünmeye devam ediyorum.



Diyalog bloğunda gördüğüm bir linkteki testi de yaptım. “Sağ-sol eşit çalışıyor” diye bir sonuç çıktı. Bunun ne anlama geldiğini de açıklıyordu site, yazım hatalarına odaklanmamaya çalışarak okudum. Pohpohladı durdu beni, ben de “hımm” diyerek söylediklerini dinledim. Sonra merak ettim, acaba bu testi yapan kullanıcıların çoğunluğunda bu “sağ-sol” beyin eşit mi çıktı diye [Hani IQ’nuzu ölçün başlıklı testlerde aşağı yukarı aynı sonuçların çıkması gibi bir şey mi acaba diye.] Bunu insanlara tek tek sormadıkça öğrenemeyeceğim için, “alt-üst” beyinden başlayarak “kuş beyin, derebeyin” gibi çeşitlendirmeleri merak ettim. Mor inek zamanında herkesin morlaştığını görmek de hoşuma gitti ama Levi’s neden “kara koyun”du, onu bir türlü çözemedim. Birinin çıkıp “Mor inek olmanız lazım” demesini mi bekledi tüm piyasalar diye merak ettim durdum halbuki ondan yıllar önce Levi’s “kara koyun” gösterdi ve ne olduğunu anlattı insanlara. Ha “Sırık Ali olmak gerekir” demişsin ha “Uzun Hasan”.
Bunların tamamını bir araya getirdiğimde ise bir sonuca vardım. Tüm dünyayı bir sınıf olarak görürsek, Batı=Öğretmen, doğuya gittikçe “kopyacılar ve geleceğin serserisi öğrenciler, dersi dinlemeyenler, uyuyanlar ve haytalar” geliyor. Eh biz de en azından ortalarda bir yerdeyiz. Halbuki neden “Abi Türkler böyle işte” cümlesini Türkiye’de ve Türkçe’de kurarız anlamış değilim. Demek ki öğretmen dersi anlatmadan kitabı açıp dersine çalışan ülkeler var, öğretmen dersi anlattıktan aylar sonra ne anlattığını “ders notlarında” öğrenen öğrenciler var. Daniel Pink ile bunu anladım. Soyadına bittim, neden böyle bir soyad kullandığını merak ettim, sahnedeki adamın güldürmediği gösterilere gitmeyen bir kalabalığın neden Pink soyadlı bir adamın gelmesine bu kadar taktığını anlayamadım.



Sağ beyin ne yapıyormuş, sol beyin ne ediyormuş diye yazmak istemiyor canım. Alt beyin ile üst beyin, alt-sağ beyin ile üst-sol beyin arasındaki farklar gibi konular üzerine fikirler üretmek istiyorum nedense. Üst beyin, saça daha yakın olduğu için sanki Blendax ve Clear reklamlarında görebildiğimiz cinsten “saç köklerinin” baskısına dayanamayıp “bırakıyorum ben, bu şartlar altında çalışılmaz ki, kaç defa izolasyon yaptıracağız dediniz, tık yok, köke bak, çıkmış tepeme baskı yapıyor” diye cümleler kurarken belki daha az çalışıyordur diye düşünüyorum mesela. Alt beynin de kulaklara yakın olan kısımları “abi bu gürültüde ancak müteahhit çalışabilir” diyerek vazgeçiyordur belki. En orta kısımda kalan beyin de çevresindeki beyinlere bakarak gülüp geçiyordur. Üstünde “Ben olmasam, hepiniz veterinerliktiniz” yazan tişörtü ile ter içinde çalışıyordur belki. Ön ve arka beyin hususunda şimdilik konuşmak istemiyorum. İlkokula kadar ön beyin çok çalışırken, ilkokuldan sonra emekliye ayrılıyor olabilir. Malûm, alın kırışmaya başlıyor belli bir yaştan sonra.. Eh bir de, üst katlarda hava sıcaklığı düşüyor, 80’lik kullansınlar, orta katlarda asayiş berkemal tabi, tatile gitti Avni abiler.

Ya aslında bir şeyi daha hatırladım. Geçenlerde Akşam Gazetesi’nin, “enteresan” Pazar ekini okurken gördüm. Julia Cameron diye bir kadın var, yıllar önce çıkardığı bir kitabı daha yeni “habere uyarlamışlar” bu ekte. Artist’s Way isimli kitap, 2003 yılında Türkçe’ye çevrildiğine göre, yazarın elinden herhalde en az 2002’de çıkmıştır. [Kitaba baktım şimdi raftan çıkarıp, piyasaya sürülme tarihi yoktu.] Allah korusun diyorum, şimdi kadın Türkiye’ye gelmeye kalkarsa, herkes “artist” mi olacak? Aman diyim. Çünkü kadın tam “Türk basını” malzemesi olmaya aday; erotizme kaçan pozlar veriyor, Martin Scorsese’nin de eski eşiymiş. Haberleri canlandırabiliyorum zihnimde: “Martin Scorsese’nin ex-eşi, en seksiğ pozlarıyla, az sonra, Türkiye’de katıldığı tek canlı yayın bizim ana-haber bülteninde. Öyle bir ana-haber bülteni hazırladık ki sayın seyirciler, ananızı ağlatacağız. Kaççırmayın..” Falan.

“Yaa bırakın, bunlar boş işler” diyen bir adam da her zaman olur. Bu cümleyi asla bir kadın kurmaz nedense. Enteresan.

5 Comments:

  • "Bu cümleyi asla bir kadın kurmaz nedense."

    Galiba tüm cevaplar bu noktaya bağlı... Beynin bir bir tarafindan söz edilebilir ama neden kadinlar o cumleyi kurmazlar...

    By Anonymous Adsız, at 4:04 AM  

  • Çok beğendim.
    Böyle yazılardan haftada en az üç tane yazmazsan hakkım (geçen pazar günü neydi?) kalır.
    Öpüldünüz...

    (Anonymous kalsam daha iyi olur!)

    By Anonymous Adsız, at 2:37 PM  

  • ben o testi take bile edemiorum
    invalid test take id restarting test dio benim beynim yok galba?

    By Blogger Vatansız Kral, at 9:31 AM  

  • sağ-sol-alt-üst beyin, kıvrım, ıvır ve zıvır tuhaf çalışıyor bu kesin, işi IQ-EQ, hikayecilik, empati, sempati, sallapatiye dökmeden, bu beyin ne menem birşeymiş böyle demek üzere okumak isterseniz ısrarla "Oliver Sacks" 'Karısını şapka sanan adam' (ykb yay) ya da 'Mars'ta bir antropolog' (iletişim yay) salık veririm.
    Nörolojiye hele bir dalınız, neler neler okuyup daha ne çok aaa, tuhaf, hımm ve türevi sesler çıkaracaksınız.

    Bir de uzman sorusu ilk beş pazarlama kitabınız hangileri (ingilizce-türkçe)
    :)

    By Blogger polente, at 11:42 PM  

  • Erkeklerin asla kurmadığı, kadınların da kurmadan edemediği cümleler de var tabi.

    @Vatansız Kral: Hangi sınava geldiniz siz? Aaa sizin sınav üst katta. Bu dersi almamışsınız siz:p he he.

    @polente: Teşekkürler tavsiyeler not edildi. İlk beş marketing kitabı mı? Hımmm. Soon.

    By Anonymous Blog Sahibi, at 2:23 AM  

Yorum Gönder

<< Ana Sayfaya Dön