Murat Kaya

Perşembe, Temmuz 20, 2006

Chuck Palahniuk'un "Günce" adlı romanında, "kaybolan odalar" söz konusuydu.
Ben de birkaç gündür "intihar eden cisimler" ile uğraşıyorum.

İki gün önce çaydanlık intihar etti. Ortalık battı.
Bugün de bir baktım, buzdolabındaki bir kutu domates suyu intihar etmiş. Temizlemem yarım saat sürdü.

"Hayatın içinden gelen yazar" tabiri Chuck için de kullanılabilir..

6 Comments:

  • Yahu benim de bazı eşyalar evden kaçıyor galiba. Arıyorum arıyorum bulamıyorum...

    By Anonymous Zeynep Özata, at 2:15 PM  

  • Kin tutan eşyalara ne demeli peki?
    Bilgisayarlardan bahsetmiyorum bile. Sahibinin her hoyrat davranışında gizli gizli sinir bozma operasyonları düzenliyor.
    Gönlünü almak için en az bir hafta 'canım cicim' yapmak gerekiyor!

    Bulaşıklar ve çamaşırlar da az değil. Yıkanmamaya karşı intikamları sürekli çoğalmak oluyor.

    Uzun süredir dinlemediğin CDler çalışmıyor, giymediğin kıyafetler küçük geliyor, yemediğin yemekler bozuluyor. Bence sen de bir düşün. Çaydanlığa ve domates suyuna önceden hoşlanmadıkları bir şey yapmış olmayasın? :)

    By Blogger deniz ural, at 1:11 PM  

  • abi pek bi canın sıkılıo gördüm ben seni

    ya insanlıa faideli bise yapsana meselaaa şu detercan ve bebek bezi orkid reklamlarına yeni bi format yeni bi yyaklasım biseler gelistirsen ve artık yıllardır yayınlanan sekilden kurtulsak

    By Blogger Vatansız Kral, at 8:41 PM  

  • @Zeynep - Ev içinde "kaybolan eşyalar ofisi" hazırlamak güzel bir çözüm.

    @DenizUral - Çoktandır kayıptınız sayın Deniz Ural. Domates suyunu çorbaya katmakla, çaydanlığı da Çin çayı demlemekle tehdit etmiştim. Acaba ondan olabilir mi?

    @VergiKaçıranKral - Yaptım bile.

    By Anonymous Blog Sahibi, at 6:34 PM  

  • Bak ben dememiş miydim?

    Ortak Defter, üyesi olmayanların yorumlarını kabul etmemeye başladıktan sonra sadece okuyucu olarak aktım ortamlara :P Bir süre önce de 'aktif katılımcı blogcu' oldum.

    Sayın Murat Bey, hala reklam jingle'larının söz ve müziklerini ayrı ayrı algılamakta ısrar ediyor musunuz acaba? Merak ettim, son Akbank reklamı nasıl bir etki bıraktı kulaklarında?

    Nannaiynay ninana ninana ninanna:)

    Son bir şey: Yorum yazdıktan sonra, güvenlik için girilen "word verification" giderek zorlaşıyor mu ne? Zubirik falan yazardı eskiden, şimdi yazan da ne böyle? :O

    By Blogger deniz ural, at 4:25 PM  

  • Akbank reklamında da gelenek değişmedi. Sadece müzik aklımda.
    :)

    Müziği beğendim elbette, iyi yakalıyordu. Maç sırasında tribünlerden de o melodiyi mırıldanmalarını bekliyordum. Ama olmadı.

    Hala beynimde çalıyor o müzik. Yorum Publicis'e teşekkürler. Dailymotion'da bile karşıma çıktı üstelik Fransızlar upload etmiş! Ortak Defter'e yazdıydım.

    Aktif katılımcı blogcu olmak güzelmiş di mi? He he

    By Blogger Murat Kaya, at 6:07 PM  

Yorum Gönder

<< Ana Sayfaya Dön