Murat Kaya

Perşembe, Ağustos 24, 2006

Alakasız bir konu

Blogun genel havasından çok farklı bir konu ama...
Aklıma geldiği zaman sağda solda aramaktansa buraya not etmiş olurum.

Üniversitedeyken, AIESEC'in bir eğitiminde duymuştum ilk defa bu soruyu. Yanlış hatırlamıyorsam Ankara'dan Elif anlatmıştı. (Güzel sunum yapıyordu. Tebrikler.)

Soru şu idi.

"Özürlü sekiz çocuğu olan ve frengi hastası hamile bir kadina rastlasaydınız, ona kürtaj olmasını tavsiye eder miydiniz?"

Genellikle "evet tavsiye ederim" ya da daha ileri giderek "kesinlikle, zorla yaptırırım" cevapları veriliyor bu soruya. Aldığınız cevap ise; "Bravo, az önce Beethoven'i öldürdünüz." oluyor.

Biz de bu cevabı almıştık. Güzel sunumdu.
Az önce maille geldi de. Hatırlamışken koyayım dedim.

Geçenlerde 10 Commandments filmini seyrettim. İki gün sürdü izlemem ama olsun. Ardından Passion Of Christ filmini de seyrettim. İki filmi peşpeşe seyrettiğinizde... Bilmiyorum. Bir fena oluyorsunuz. Mel Gibson'a "çok fazla duygusal" davrandığı için olumsuz eleştiriler gelmişti bu filmle ilgili. Ten Commandments'la birlikte Passion Of Christ'ı bir arada izledikten sonra elbette yapım yıllarından ve anlatım tekniklerinden dolayı dağlar kadar fark var ama... İkisini peşpeşe izlemenizi tavsiye ederim.

Bu arada Mel Gibson'ın bu filmi hiçbir "stüdyo" desteği olmadan kendi şirketi ile çıkardığını hatırlatmak gerekir. Biz hâlâ, Antonio Banderas Atatürk rolünü oynayacak mı oynamayacak mı diyerek bekleyelim (yabancı aktörlere övgü, yerlilere hakaret midir bu tercih acaba). Fenerbahçe'yi de "Ukrayna lobisi" şampiyonlar ligine almadı zaten. Lugano oynasaydı beş çekerdik ("kaç yerdik" kısmını da cevaplamak gerekir sanırım). Çek lobisi de Galatasaray'ı gönderdi şampiyonlar ligine. Herhalde paraya ihtiyaçları yok kulüp olarak, stadları çok yeterliydi tabi (!).

[Engin Ardıç gibi hissettim kendimi bir an.]

2 Comments:

  • Her iki filmide seyretmediğimden olsa gerek soru ile aralarındaki bağlantıyı kuramadım.

    Ancak konu 8 özürlü çocuk sahibi frengi bir anneyse kürtajı tavsiye etmenin -doğacak çocuk Beethoven olma ihtimali taşısa dahi- yanlış olduğunu düşünmüyorum.

    Zihinsel engelli bir bebeğinizin olacağını bile bile onu dünyaya getirmeyi istemek ömür boyu ebeveyn olmayı istemek aslında. Doğurmamayı bencilce bulacak olanlara sorulacak soru da doğurmak en az diğeri kadar belki de çok daha fazla bencilce değil mi?

    By Blogger polente, at 11:36 PM  

  • İki filmin de soru ile bağlantısı yok. Ama kurulabilir. Mümkün.

    Filmleri ayrı bir post yapsam daha iyi olurdu sanırım.

    Ama iki filmi de seyredince... "Doğanlar da birbirini hiç gözünü kırpmadan öldürebiliyor" diye düşünebiliyor insan.

    By Blogger Murat Kaya, at 1:43 PM  

Yorum Gönder

<< Ana Sayfaya Dön