Murat Kaya

Cumartesi, Eylül 02, 2006

Geçenlerde M2M'den bahsetmiştim ama Everything isimli şarkılarının videosunu izlememiştim. Videoyu az önce izlerken fark ettim; bu kızlar 18 yaşının altında kızlar. Videoda ikisi de, üstü açık bir arabaya binmiş gidiyorlar. Direksiyonda da yaşça küçük olanı oturuyor. (Direksiyonda oturmak, "masada oturmak" gibi bir tabirdir Türkçemizde. Oturma fiili değildir aslında.)

Acaba birisi bu video için "bu videoyu izleyen çocuklar, genç yaşta, ehliyeti olmadan trafiğe çıkarsa bunun sorumlusu kim olur?" diye sormuş mudur? Bilmiyorum.

Geçen gün Marketing Türkiye'nin açılış sayfasındaki bir haber ilgimi çekti. Ülkemizdeki reklam cezalarına dair bir haber vardı. Haberi bir word dökümanı olarak sakladım çünkü çok ilgimi çekti. Filmlerin altına "trafiğe kapalı alanda çekilmiştir, lütfen denemeyin", "bu filmin çekimi sırasında hiçbir canlı zarar görmemiştir", "görsel efekttir, lütfen aynısını yapmaya kalkmayın" gibi ibarelerle nereye kadar gidilebilir.

Bir yerde duymuştum. Amerikalının biri alıp kedisini fırına atmış ve pişirmiş. Polis ona bu yaptığının bir suç olduğunu söylediğinde "bana anayasada, kedini fırına atıp pişirmek yasaktır lafını göster, suçumu kabul edeceğim" cevabı vermiş. Şimdi ne yaparsın? Akıl sağlığını sağlamak bile yetmiyor ki, başka birçok etkene ihtiyacımız var.

Bodrum'da bir tabela gördüm bu yaz. Sokaklardan birinde aynen şu yazıyordu (üşenmeyip kelime kelime buraya yazmak için not ettim) : "Lütfen hayvanlara eziyet etmeyin"! Bu tabela Türkçeydi. Her şeyin altına İngilizcesini yazan kişiler bile herhalde bunu İngilizceye çevirmeye utandı (veya bir türlü İngilizceye çeviremediler)... Ben de okurken utandım.

Bir hayvana eziyet eden (ki Bodrum'da eziyet edebileceğin hayvan ya kedidir ya da köpek, timsahlara eziyet edemezsin çünkü çok fena süründürür) sarhoşluğunun ardına sığınmaya kalkarsa "dertler derya olmuş" diye türkü çığırırsa ne yapacaksın? Turistin biri o tabelada ne yazdığını öğrenip de ülkesine döndüğünde bunu birilerine anlatırsa ve o sohbete katılan "Avrupa'da Amerika'da okuyan bir Türk" de tesadüfen oradaysa nasıl anlatır onlara bu tabelanın ne demek olduğunu.
"E ne olmuş yani, siz de Kızılderilileri öldürüp durdunuz" mu diyecek? "Tabelayı yanlış tercüme etmişler size" mi diyecek? Ne diyecek merak ediyorum gerçekten. Haydi Türkü geçtim, turist ne düşünecek?
Her şeyi alaya alan birisi "Sineklerden bahsediyor o yaw, sivrisinek olur çok bizim oralarda" diye savunma yapabilir sanıyorum.

Kılı kırka yarınca nasıl da "yarılıyor" değil mi? Kırka yarılmış kılı bile kırka yarmaya çalışırsak... Sanırım biz bazen bunu yapıyoruz. Karnıyarık ve kırka yarık. Çok seviyoruz. Birbirlerine karışmasın yeter. (Karnıyarık ve kıldan bahsediyorum.)

Sakladığım word dökümanı da burada.(Right click, save target as...)

2 Comments:

  • yazinin kirkini cikarmadan bir anektodcuk duseyim istedim. engin kulturum bana sunu dedi okurken ilk paragrafi; sayet grup abd'liyse ehliyet yasi 16.

    melis.

    By Anonymous İsimsiz, at 12:06 AM  

  • Grup Norveçli.
    Ama haklısın. Videoyu Amerika'da çektikleri için "yaşa bakılmamış" olabilir.
    Bu sefer yeni bir kılı kırk yarma çıkıyor ortaya. "Elin Norveçlisi gelip de ülkemizde, ehliyet yaşının altında olmasına rağmen araba kullanıyor". :)

    Geçen gün garip bir kursun ilanını gördüm. Güya kendi öğrencilerinin fotoğrafları üzerine yazmışlar metni. Fakat görüntü "stock-image" havası taşıyordu. Birisi çıkıp da "İlandaki kişilerin kursunuzda okuduğunu ispat edin" dese... Ne olacak?
    Norveçli bir yetkili de isterse "o videonun Amerika'da çekildiğini bana ispat edin" diyebilir.

    Hani Rusların, Amerika'ya "uzaya çıkma görüntülerinizin Hollywood işi olmadığını ispat edin" demesi gibi.
    Komplo teorisi akıyor her taraftan.

    By Blogger Murat Kaya, at 1:36 PM  

Yorum Gönder

<< Ana Sayfaya Dön