Murat Kaya

Çarşamba, Ocak 17, 2007

Mediacat WOMM Konferansı yapıyor

Duymuşsunuzdur.
Mediacat, 6 Mart'ta İstanbul'da bir WOMM konferansı gerçekleştirecek.
Blogların da bir WOMM aracı olmasından kelli bizlere de birer davetiye verme nezaketini gösterdi Mediacat. Bu davetiyelerden birini kazanmak için diğer bloglara da bakabilirsiniz. Bu kampanyaya katılan blogların adreslerini alta ekleyeceğim.

Murat Kaya Blog ise bu davetiyeyi vermek için şöyle bir yol izlemeye karar verdi: Hayatın içinden "işte buna WOMM denir" diyeceğiniz bir şeyleri bu postun altına yorum olarak yazın. Anlatın. Tek bir cümle ile veya uzun bir anlatım ile. Siz karar verin. Elbette birden fazla şey de gelebilir aklınıza. Her birini ayrı bir yorum olarak girin.

Mesela bu mahallenizdeki bir bakkal olabilir, o sırada dinlemekten vazgeçemediğiniz bir şarkı olabilir, internet alışverişlerinizde tercih ettiğiniz bir site olabilir, dinlediğiniz radyo istasyonu olabilir.. Şöyle azıcık düşününce, şimdiye kadar yaşadığımız olumlu şeyler üzerine ne kadar fazla konuştuğumuzu fark ediyoruz. Mesela ben en son UPS ile yaşadığım olumlu bir deneyim üzerine deneyimler-net'te UPS'i anlattım, merak edenlere.

Bu konferans 6 Mart'ta Swissotel'de gerçekleştirilecek ve George Silverman, Dr. Walter J. Carl, Dave Balter gibi WOMM'un uluslar arası ağızları WOMM'u anlatacak. "Master of ceremonies" ise Cenk-Erdem ikilisi. Haydi bakalım.

Peki seçimi nasıl yapacağım: Okuduğum zaman "işte bu yorum kazanmalı" dediğim yorumu seçerek veya "işte bu yorum kazanmalı" dediğim yorumları belirleyip Alper Akcan ile bir seferde karar vererek. Objektif değilmiş gibi görünüyor olabilir ama bu "dünyada kim ve/veya hangi kurum tamamıyla olarak objektif" gibi bir düşünceyi de beraberinde getirir. Üstelik burası zaten bir blog. :-)
Ünlü Yunan filozofu Anonymous'un adıyla yorum yapacak olanlar da isterse mail atabilir. Yan tarafta kocaman mail adresim yazıyor ve üstüne tıklayınca boş bir sayfa açılıyor. Bu kadar kolaylık sağlayan bir blog da olmaz artık:)
28 Ocak'ta bitiyor. Karar vermek için bir güne ihtiyacımız var.

Bu kampanyaya katılan diğer bloglar ise aşağıda. (Güncellenecektir)
Webrazzi'de Arda Kutsal.
Anafikir.com'da Selim Yörük.
MarketingMa'da Alper Akcan.
Eylülce'de Gaye Ör.
İnteraktif Yaklaşım'da Murat Buyurgan.
Pazarlama Yazıları'nda Cengiz.
Antifit'te Alemşah. (YENİ)
Molaverrahatla'da Arzu. (YENİ)

ve Final Blogistan'da Zeynep Özata, A. Selim Tuncer, Tunç Kılınç, Barış Erkol ve Serdar Öner (YENİ YENİ YENİ YENİ YENİ)

Haa bir de;
Perküsyonda hassâsiyet.
(Bu post'u iki defa yazmak zorunda kalınca, insanın canı sıkılıyor tabi. Biraz espri katmak istiyor.)


[Son güncelleme 24 Ocak 2007 Çarşamba]

9 Comments:

  • İşte buna WOMM denir; MediaCat'ın bloggerlara davetiye göndermesi.

    By Anonymous Adsız, at 2:57 PM  

  • bilgi sinema tv bölümünden mezun ve istanbulun binbir çesit sinema salonunda yaklasık 15 yıldır film seyreden ve bunu bazı donemlerde uzunca sürelerle haftada 3 film seklinde yapan bir insan olarak diyorum ki istanbulda sinema seyretmenin tek adresi kanyon mars sinemalarıdır gerisi hikayedir. internetten bilet alabilmek aldığınız bileti kuyrukta beklemeden kanyonun orasında burasında bulunan 3 5 makineden hemen alabilmek 10 dan fazla gişe
    sımsıcak bir sinema atmosferi muhtesem fuaye nefis salon koltuk düzeni ve genis koltuklar harika perde super ses sistemi bilmiorum kanyonda sinema seyretmeye basladıktan sonra bana birsey oldu baska yerde film seyretmekten keif alamıyorum ve kanyondan her film seyreden arkadasıma bahsetmeden yapamıyorum alısveris merkezi iyi diil sevmiorum otopark berbat ama sinema 10 üzerinden 20 numara ve otoparka raamen gidilmeli ve sadece oraya gidilmeli diorum ve her hafta anket yapıolar ve bunu doldurmaktan keyif alıorum (cuma geceleri düzenli bir sinema rutinimiz var artık) cünkü meil atıorlar tesekkür ediolar ve çok fazla ciddiye alıp düzeltiorlar ekliorlar gelen feedbacklere göre. ilk anketi doldurduumda ilgilenmediklerini düsündüm ikinciyi doldurduumda birincisi içinde çok tesekkür ederiz ikincisi içinde falan filanlarla dolu bir meil aldım kesinlikle en azından otomatik msg gibi durmuyordu öyleyse bile bilmiorum çok memnunluk verici

    By Anonymous Adsız, at 12:26 AM  

  • This comment is a marketing of a drinking song!

    A drinking song/Helldorado

    - 2005 çıkışlı Helldorado albümü 'The Ballad of Nora Lee'nin ilk şarkısı

    - Grup Radyo Eksen'in partisinde Yeni Melek Gösteri Merkezi'nde konser verdi.

    - Yakın zamanda(17 Ocak) konser için Türkiye'ye geldiler.

    - Grubun bu şarkısı youtube'da yayımlandıktan sonra dilden dile öyle bir dolaşmaya başladı ki, Türkiye'de hatrı sayılır bir kitle edindi kendisine.

    http://www.youtube.com/watch?v=-uqkj2z9-to

    - Norveçli grup Avrupa'da çok tanınmamakla birlikte yoluna devam ediyor.


    - İçimden bir his Rock'n Coke 2007 Türkiye festivali programına dahil edileceklerini söylüyor.


    WOMMmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm!!!

    By Anonymous Adsız, at 1:17 AM  

  • "Womm pazarlama dünyasının şehir efsaneleridir, yapay olduğu bilinse bile herkes dinledikleri karşısında şok olur, ürperir, benimser ve bi başkasına aktarmak için sabırsızlanır."

    By Anonymous Onur Çevikoğlu, at 11:22 PM  

  • WOMM
    Word Of Mouth Marketing
    Ağızdan Ağıza Pazarlama

    1)Fazla fikrimizin ya da yetkinliğimizin olmadığı konularda güvendiklerimizin/yetkin gördüklerimizin sözünü dinlemek..
    Araba alacaksam, bilgisayar alacaksam, fazla bilgim olmayan bir konuda alım yapacaksam yani; mutlaka bir bilene danışır; markayı öyle seçerim..

    2)Ekonomik pazarlama yolu..Reklam kampanyaları için paraları savurmadan kullanıcıyı içinizden biri gibi hissettirip arkadaşlarını da kullanıcınız yapmasını sağlamak..
    *Gmaille tanışmam yavuz sayesinde oldu..yüklü bir dosya gönderecekti yahoo yeterli gelmedi ve bana gmail davetiyesi yollarak yahoo adresimi neredeyse rafa kaldırmamı sağladı..İl çıktığında sanki gmail kullanıcısı olmak prestij katıyordu çünkü aklına esen alamıyordu, davet gerekiyordu..
    *Firefoxla sayenizde tanıştım, www.blogger.com a erişemiyordum ve http://otobuste.blogspot.com un beta versiyonuna geçmem gerekiyordu..Çok iyi, çok kullanışlı dediniz, sözünüz güvenilir geldi ve o akşam firefox’u yükledik yardımınızla..
    *Kızlar bunu kuaför seçiminde yaparlar çokça..Filancanın saç kesimi süpermiş derler herkes mutlaka bir kere dener gidip; saç önemlidir :)
    *Bir de en çok kahve falı bakan cafeler bu yolla yayılır..Bağdat Cad.deki Sembole git, bora’ya fal baktır..hala kendime gelemedim, her şeyi söyledi; isim verdi diyorum sana gülmeee :P evet kızlar bunları da konuşuyor.
    * www.ilk5.net listelemek ve yorum yapmaktan zevk duyan herkes yakın ve uygun gördüğü arkadaşlarını çağırmaya başladı bile çoktan :)
    *sütü seven kamyoncu (fransızca bilene işlemez biliyorum) gibi videolar da aynı yolla yayıldı ve arkadaş arasında yapılmış olan komiklik beyaz show’a kadar çıktı.

    3)Zaman zaman şuursuz bir söz dinleme; başkasına yaradı diye yetkili olmayan bir ağızı referans alıp ilaç kullanmak..

    4)Müşterinize saatlerinizi harcayıp uygun kıyafeti bulması için yardımcı olabilirsiniz..
    Kesimi, dökümü, kumaşı, herşeyi anlatmış ve ikna etmişsinizdir..İkinizin de içi rahattır bu aşamada; müşteri tam ödeme yapmaya yeltenirken saatlerdir sizi dinlemeyen ama yanında gelmiş arkadaşı/eltisi/görümcesi yanınıza gelir ve şunlardan birini/birkaçını söyler:
    "- bana kalırsa ipek alıp bu kadar para verme, kaç kere giyeceksin ki?"
    "- v yaka seni daha ince gösterir bence, bunu ben pek beğenmedim ama sen bilirsin"
    "- sonuçta senin kararın ama ben tür kıyafetleri hep vakko'dan alırım ve yıllardır hiçbir şey olmadı.. Bu paranın üzerine biraz daha koy oradan al daha mantıklı"

    Bir anda tek tek üst üste koyduğunuz tüm tuğlalar yıkılır..
    Tekstilde yıllardır çalışan sizsinizdir, stilist olan sizsinizdir, “bilen” sizsinizdir ama satıcı da sizsinizdir maalesef.. yardım etmekten başka amacının olmadığına inandığı o sıkı dost kazanır..müşteri de “kaça kadar açıksınız” teranesiyle kayıplara karışır..


    Sadık müşteriler memnuniyetlerini her yerde beklentisiz dile getiren gönüllü elçilere döndüler ve markalarına belki de ömür boyu bağlandılar. Çünkü hiçbir marka müşterinin onu bir defa kullanıp atmasını istemez; hepsi müşteri kendisiyle ciddi düşünsün ve evlensin ister..
    Markaların çoğuyla ömür boyu süren beraberlikler yaşıyoruz, tercihlerimizi onlardan yana kullanıyor; çevremize bu markaları bilinçli ya da bilinçsiz empoze ederek kendimizce bir marka krallığı kurmaya çalışıyoruz belki de..

    By Blogger zeynepaltuntaş, at 8:15 PM  

  • Yorumlar için teşekkürler.

    By Blogger Murat Kaya, at 1:46 PM  

  • betaya yada artık beta olmayan betaya falan mı geçtin neden ben kendi eski komentimi ananımıs olarak görmekteims

    By Blogger Vatansız Kral, at 10:02 PM  

  • Anlamadığım bir şekilde kimlikler anomimüs oluverdi.
    Betaya geçtikten sonra.
    Ben en başından beri diyorum, beta-meta diye. Hava filtresini değiştireceğiz diye benzin filtresini bozuverdiler.

    By Anonymous Port, at 11:50 PM  

  • buradaki ilk yorum da bana ait ama allahtan arka tarafta kim hangi yorumu bırakmış belli oluyormuş.

    By Blogger Skoer, at 10:12 PM  

Yorum Gönder

<< Ana Sayfaya Dön