Murat Kaya

Perşembe, Kasım 29, 2007

Starbucks, hayat kurtarır mı?

(Bu post'u önce Ortak Defter'e girmiştim ama o sırada kitabı okumayı bitirmemiştim. Okumayı geçtiğimiz haftalarda bitirdim fakat yazması şimdiye kaldı.)

Hoş bir kitap. Okurken, Starbucks'a gidip menüdeki tüm kahveleri denemek isteyebilirsiniz. Normaldir. Ayrıcalıklı bir gençlik yaşamış, JWT'de önemli bir görevle kariyer yapmış fakat sonunda her şeyini bir anda kaybeden Michael Gates Gill'in hikayesini okuyorsunuz. Ama roman mı, kişisel gelişim kitabı mı, Starbucks reklamı mı, karıştırabilirsiniz..

Yazım hataları, çeviri hataları, cart hataları, curt hataları var ama genel sevimliliği ve pozitifliği yüzünden bunları görmezden gelebiliyorsunuz. Starbucks'lara bakışınızı olumlu anlamda etkiliyor (zaten bu yüzden "reklam mı" şüphesi kalabilir akılda birazcık). Her bölümün başlangıcında, Starbucks kahvelerinin üzerine ünlü kişiler tarafından yazılmış sözler ile süslenmiş bu kitap tarafımdan tavsiye olunur.

Starbucks'larda satılsa yeridir (ama ben orada görmedim, hâlâ Paul McCartney'in albümü var kasa civarında) ve üstüne sıcacık bir mocha içilmesi de bu soğuk havalarda iyi gelebilir. Pandora linki burada.

Otobüste okumak için de güzel bir seçim.

Pazartesi, Kasım 26, 2007

Otobiyografiler - Clapton

Müzisyenleri "eski" ve "yeni" olarak ikiye ayırabiliyorum. Buradan yola çıkarak Eric Clapton'ı "eski müzisyenler" arasına koyuyorum. (Mozart ve Beethoven'ı sormayın.)

Yeniler dijital müziğin getirdiği kuralların ne olduğunu anlamaya çalışır ve ona uygun yeni adımlar atmaya çalışırken, eskiler de, arada bir yeni albüm çalışmaları deneyip, belgesel çekip, eski günleri yâd edip, otobiyografi yazarak vakit geçiriyorlar. (Otobiyografi yazamayanlar da, yazdıracak birilerini buluyorlar tabii.)

Bu otobiyografilerden sonuncusu (şimdilik) Eric Clapton tarafından yazıldı. Ben de okumaya başladım.

Daha ilk satırları okurken (ki, genelde bu satırlarda çocukluk dönemleri anlatılır - çok güzel bir şekilde bilgilendiriyorum) şunu fark ettim: Otobiyografi okumaktan zevk almak ayrı bir şey. Bundan zevk alanların da herhalde büyük bir kısmı o kişiler ile benzer özellikler taşıdıklarını keşfetmekten zevk aldığı için okuyor. Eric Clapton'ın çocukluğunda çizgi romanlara saldırıp sonra da kendi çizgi romanlarını çizmek üzere uğraşması, onunla çocukluğumda paylaştığım benzer özelliklerden ilk aklıma geleni. Bu şekilde gençlikteki bakış açılarında da benzerlik yakalamak mümkün.

Bir de biyografilerde sevdiğim bir şey de şu: Senin asla kuramayacağın cümleleri kuruyorlar. Mesela Jimi Hendrix ile tanışmasını anlattığı kısım. "Odaya yanında siyahi bir genç ile birlikte geldi ve adının Jimi Hendrix olduğu söyledi." gibi.
(Yani "asla kuramayacağın cümleler" derken, "o kişiler öldüğü için, asla kuramayacağın cümleler" de demiş olabilirim. :)

Bir de küçük bilgi. Jimi Hendrix ölmeden bir gün önce Eric Clapton bu beğendiği adama "solak" bir gitar alıyor. "Bunu çok beğenir" diye düşünüyor ve o akşam gitmeye sözleştikleri konsere gidiyor. Gitarı da yanında götürüyor fakat Jimi Hendrix o gece gelmiyor. Ertesi gün, Jimi'nin öldüğünü öğreniyor....

Hüzünlü de tabii.
Hoş bir kitap. Notlar alıp duruyorum. Çevirisini yapacak kişiye de (eğer çevrilirse tabii) selam ediyorum.

Perşembe, Kasım 22, 2007

NINALKADO AYISI

Genellikle yazılı basında kullanılan, sonradan (veya belki önceden) radyoya da geçen bir kalıp var. Önce size bir cümle veya bir paragraf okuturlar ya da dinletirler. (Yazılıysa) tırnak içinde , (sesliyse) işitsel. (Höh!)

Sonra da cümle şöyle devam eder: "Yukarıdaki bu sözler .....'e ait." ya da "Bu sözler ....'e ait".

NINALKADO AYISI lafı ise bir gazete reklamına ait. Hem de nasıl, şöyle:

"Nınalkado ülkesinin ayıları meşhurdur" derkenki kullanımı gibi.
"Amerikan Sigarası" gibi, "Bir Yaz Günü Rüyası" gibi, "Amerikan Rüyası" gibi, "Nınalkado Ayısı".

Kutup Ayısı, Çöl Ayısı, Deniz Ayısı gibi..

Uzatmayayım. "Grafik tasarımı yapılırken (bu kelime de kahverengileşmeye başladı gerçekten) yansıma tekniği ile yazılan cümlenin tersten görüntüsüne de dikkat etmek gerekirmiş" cümlesini kurdum kendi kendime.
İlanı ters taraftan gören kişi cümleyi "NINALKADO AYISI" diye okuyor.

Bir de böyle bir cümle kurduktan sonra "düzden okuyunca da şöyle oluyor" diye devam ettirmek gereksiz oluyor.

Tekniğimize geri dönecek olursak....
Yukarıdaki bu sözler Murat Kaya'ya ait....

Çarşamba, Kasım 07, 2007

Qool

Q'nun 21nci yıl sayısının DVD bölümünde (her zamanki pozlarında) bir Liam Gallagher fotoğrafı koymuşlar. Üstüne de şöyle bir alıntı girmişler:

'One day,' says brother Noel, 'he'll go bald. And that'll be it.'

Süper.