Bugün (19 Mayıs 2008) kapalı alanlarda sigara içme yasağı resmen geldi. Şimdiye kadar ofislerde de zaten sigara içilmiyordu. Sigara içmeyen insanların sigara ile karşılaştığı birkaç yer olarak barlar, kafeler, okul tuvaletleri, mangal partileri, şunlar bunlar gibi ufak tefek yerler vardı ki, şu açıdan da bakmalarında fayda var: Sigara içenler de onlarla ancak orada karşılaşıyorlardı.
Ofislerde sigara içilebilecek yerler vardı. Ne bileyim, ayrı bir oda, bir balkon, bir teras... Bununla yetinmediler. Tutup "üzerinde tente olan her yeri kapalı alan" olarak kabul ederek sokaklar haricindeki her yerde sigarayı yasak ettiler. Çok güzel. Bundan bir sonraki aşama sokaklarda da yasak etmeye uğraşmak olacak. Peki, alkol de bir gün yasaklandığında bana gelip ağlamayın! Çünkü su da yasaklanacak bir gün. Sadece "seçilmişler" içebilecek o suları çünkü az kalmış olacak (öyle öngörüyor zerdüştler). Bayram ettiler o rezil "burada sigara içmek yasaktır" bayrakları ile. Etsinler.
Twitter'da da gün boyunca laf edip durdum. 9/11'de ikiz kuleler yavaş yavaş aşağı inerken sevinen o aptallar gibi (bir başkasının başına gelen felakete sevinen insan lanetlidir, kafası yoktur, beladır, uzak durulması gereklidir, cezalandırılması gerekmezdir çünkü o zaten cezanın daniskasını çekmektedir), sigaranın "kapalı alanlarda" yasaklanmasına da sevindiler. "Bikini reklamlarının yasaklanmasına" tepki gösteriyorlardı ama anlamıyorlardı "yasaklamanın neresinin çözüm olduğunu" düşünmüyorlardı. İstemediğin şeyi yasakladılar mı, tamamdır, çözülmüştür, bitmiştir, konu kapanmıştır, sanıyorlardı. "Yasaklama" eğer bir çözümse, boruyu öttüren istediğini yasaklar. Yasaklamanın bir seçenek olarak orada bulunması bile toplumu hastalığa sürükler. YouTube kapanınca video seyredemiyoruz diye mi tepemiz atıyor sanki?
Hayatında, ofis içinde bir kere bile sigara dumanı görmemiş insanlar tutup da sigara yasağı gelince seviniyor. Hepi topu o sigara odaları kalktı diye.
Bir de şunu dinleyin. Bugün Akmerkez'in en alt katındaki tobacco shop'a uğradım. Bir yaklaştım ki, sigaraların dizildiği bölmeye aydinger kağıtları çekilmiş. "Hayrola" dedim "satış mı yok". Var dedi adam ve kağıtları aralayıp sigaraya uzandı. "Bu nedir," dedim, "tadilat mı var?" Meğersem neymiş? "Sigaranın açık bir şekilde sergilenmesi, özendiriciymiş, tahrik ediciymiş, tüketimi körükleyiciymiş. Bu yüzden kapatılması gerekiyormuş!"
Sigara yasağına sevinen bir hırbo çıkıp da bana bikini reklamının üstünün örtülmesini haber eden küpürü forward etmesin! Ha o yasak, ha bu yasak: Bir yasağa bile oh çekiyorsan, sen de yasaklandığın gün oh çekenlere küfretme. Çünkü ben bir kere bile küfretmedim.
Sigara sayesinde alışkanlıkları değişen biz olduk. Paşa paşa çıkıp, açık havada içiyoruz. Değişik bir şey yapıyoruz. Bu yasağa sevinenler değil. Onlara "şurada su içmek yasak" desen, nerede içeceğini şaşırır o suyu.